Sosyal medyada öyle bir algı var ki, insanlar hala işin ciddiyetine varamadı. Tamam sen gençsin, belki atlatacaksın. Eve gelip 60-70 yaşındaki anana babana bulaştırdığında o ölecek. Bunu anlamıyor insanlar. Hala kafelere, barlara, düğünlere, nişanlara, camilere ve işe gidiyorlar. Bunlar arasında işe gitmek dışındakilerin hepsi kişinin kendi insiyatifinde olan şeyler. Ama bizim insanımız maalesef elini yıkayarak tüm kötülüklerden arınabileceğine inandığı için, bu yerlerin hepsine gitmeye devam ediyorlar.

Sözün özü, ülkenin fişini 2 hafta çekip, sadece sağlık ve gıda sektörünü aktif tutmak gerekiyor. Başka bir yolu yok. Tamam eğitime ara verildi, çocuklar arasında hastalıklar çok çabuk yayılıyor. Doğru hamle. Özel sektörde çalışanlar, kamu dairelerinde çalışanlar aralarında 2 metre mesafede açık alanda mı çalışıyor? Belki de umreden 2 hafta önce gelenlerle bu virüs binlerce kişiye aktarıldı, gidenlerin hepsi yaşlı insanlar değil, bazıları makam sahibi, bazıları genç. Bu insanlar makamlarına gitti, onları ziyarete gidenler oldu, yaşlıların elleri öpüldü, hoşgeldin denildi. Peki sonra, bu insanlar her yerde, son gelenler karantinaya alındı, öncekiler ne oldu? Hepsi aramızda. İşe gidiyorlar, kahveye gidiyorlar, oturmaya gidiyorlar, dışarı çıkıyorlar, ekmek alıyorlar, markette ürünlere elliyorlar.

İtalya'da ve ABD'de neden durumun buralara geldiğinin iyi analiz edilmesi lazım. Güçlü görünmek için bazı kararları ertelemeye gerek yok. Tamam diğer olaylara göre bu süreç gerçekten iyi ve mantıklı şekilde idare ediliyor. Anlaşılmayan nokta şu ki, insanların sabah kalkıp işe gitmesi, kahveye gitmesi, kamu kurumlarına gitmesi, markete gidip oraya buraya dokunması, bu iyi ve mantıklı yürütülen süreci işe yaramaz ve berbat bir hale getirebilir. Vaka olmayan tek Avrupa ülkesi Kosova bile OHAL ilan ediyorsa, oturup düşünmek lazım. İtalya'da yatak ve tıbbi cihaz yetersizliğinden dolayı belli bir yaşın üstündeki hastaların tedavi edilmeyeceği söylentileri var. Yol yakınken doğru kararın verilmesi gerekiyor. Ve o doğru karar, herkesi zorla evinde tutmak ve sadece hayati ihtiyaçları için çıkmasına izin vermek.