birbayt adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Bu konuyu açan kişi bu önerdiği işin sonucunda akıl verdiği kişilerin vergi inceleme ve tarhiyatla karşılaşabileceğini çok iyi biliyor. Bana verebildiği tek cevap "ben hakimim şu üniversiteden mezun oldum sen hiç bir şey bilmiyorsun" dan öteye gidemedi
Keşke dese ki "arkadaşlar varlık barışını denemeye değer olarak görüyorum bu yolu deneyebilirsiniz ama doğabilecek sonuçlarına da katlanırsınız".
Sonuçta varlık barışından yararlanmak suç değil, kayıtsız parası olan veya yurtdışından Türkiye'ye para getiren herkes yararlanır.
Lütfen benim paylaşımlarımla meşgul olmayın. Muhatabım olamazsınız.



Vergiseldestek1 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Sn. @alcaym; üstat varlık barışı ile ilgili soruda mükellef tanımı ile ilgili bir yorumunuz olmuş. Gelir vergisi kanununun mükellefleri ticari, zirai, smk, ücret ,gmsi, msi ve kanunda sayılan diğer gelirlere sahip kişiler olabilir burada sıkıntı yok ancak bu mükelleflerin vergilendirmesi usul bakımından farklı şekillerde yapılır.

Yurtiçinde bulunan varlıkların beyanı kısmında mevzuat şu şekilde
[I]

Burada ilk virgülden sonraki "ancak kanuni defter kayıtları" şeklinde ibareye göre gelir vergisi mükelleflerinin içinden defter tutmakla yükümlü olanları saymış gibi görünüyor. Bu konuda yorumunuz nedir ?

Yine @MonsterMMORPG; adlı kullanıcının ücret yönünden gelir vergisi mükellefi olduğu yani defter tutmakla yükümlü olmadığı göz önünde bulundurulursa, varlık barışına ayrıkı bir durum söz konusu mudur? Yine görüşünüze göre güncel tarihe mükellefiyet açılıp yani kanuni deftere tabi olup, geçmişteki gelirleri varlık barışı ile yasal hale getirmek mümkün müdür ?
Merhaba,

Şahsi kanaatim defterlere kaydı olmama ile defter tutmama nedeniyle kayıt olmaması veya kayıtlı mükellef olmaması nedeniyle defterleri bulunmaması açısından varlık barışında bir fark yok. Çünkü bu müessesenin amacı kayıt dışı olan varlıkları ekonomiye kazandırmaktır. Dolayısıyla buradaki defterde kaydı olmaması geniş yorumlanır. Bu hukuki yorum tekniklerinden biridir.

Diğer taraftan pratiğe gelince, elimde hem vergi dairesinde hiçbir kaydı olmayıp da yararlanan hem de basit usule tabi mükellefiyeti bulunup da yararlanan var.

Dolayısıyla Defterdar beyin söylediği gibi inceleme yapılamaz.