Türk TV kanallarını seyrettikçe farkediyorum ki yine olayın magazin tarafı öne çıkmakta.
Eğer müsade ederseniz Alman kaynaklarından faydalı olabilecek bilgileri size aktarmak istiyorum.

Hastalığın yayılma şekli ve ölüme sebep olma senaryosu hep aynı. Daha sosyal olan gençler arasında hızlıca yayılıyor ve hemen belirti göstermediği için bir önlem alınmıyor. Bu gençler bağışıklık sistemi daha zayıf olan yaşlılara bulaştırıyor. Gençler hastalığı atlatırken yaşlılar yazık ki atlatamayabiliyor. Yani sosyalseniz ailenizdeki yaşlı insanlara bulaştırmamakta özen göstermelisiniz.

Zaten normalde de AB kanunlarında gastronomi (restoran, Cafe, bar, lokanta) mutfaklarında eldiven kullanımı yasaktır. Çünkü bu sefer elleryle yaptıkları herşeyi eldivenle yapmalarına rağmen ellerini yıkamamaya başlıyormuş. Eldiven olmayınca daha temiz olacağı sonucuna varılmış. Buradaki kilit rol psikoloji. İnsan eldiven takmadığında dağa sık el yıkıyor. Eldiven ve maske kullanmayın.

Maske eğer siz virüsü kaptıysanız başkalarına bulaştırma ihtimalinizi nispeten azaltır. Hastanelerde virüsü kapan doktorların maske sorunu mu vardı? Hayır. Maske hastalık bulaşmasını engellemediği gibi bulaşma oranını azaltmıyor bile.
Bunlar yerine gerekirse alarm kurup ellerinizi yıkayın

Bu salgın süresince en güvenli yer eviniz en güvensiz yer de hastane olacak. Bu sebeple bir tablo var, bu tablodaki belirtilere göre durumunuzu değerlendirebilirsiniz. Tablo içeriği Almanca, telefondan yazdığım için tercüme edilmiş bir grafik eklemekte zorlanıyorum. Hayrına yapmak isteyen olursa sevinirim.