EdgeBear adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Yalnız bu hadis-i şerif Sahihtir, bunu inkar ederseniz deist bile olabilirsiniz, araştırabilirsiniz, neredeyse tüm Türk İslam alimleri de bunun sahih olduğunu kabul eder.
Örf değil yani, peygamber emri.

"Ureyne ve Ukeyle kabilelerinden bir grup Medine’ye gelerek Müslüman oldular. Medine’nin havası onlara dokununca Peygamber onlara deve idrarını içmelerini öğütledi. Adamlar develeri dağıttılar ve çobanı da öldürdüler. Peygamber onları yakalattı, ellerini ve ayaklarını kesti, gözlerini oydu, çölde susuz ölüme terk etti. Biz onlara su vermek isteyince, Peygamber bizi engelledi.” (Buhari Tıp5/1, Hanbel, 3/107,163).
Dini tartışmalar ilgimi çekmiyor fakat bir yanlış anlaşılmayı düzeltelim.
Kuran, peygamberin Kuran'a aykırı laf söylemeyeceğini, eğer kendinden bir şey söyleseydi şah damarının Allah tarafından koparılacağını ve cezaya çarptırılacağını söyler. (hakka suresi 44, 45, 46)

Bu şu demektir, eğer bir "hadis" daha doğrusu "rivayet" kurandaki herhangi bir ayetle çelişiyorsa peygamber dememiştir. Sahih adı altında bile olsa peygamber dememiştir. Çünkü onu kabul edersen kuranı kabul etmemek durumunda kalırsın.

Sahih denilen hadisler bile peygamber öldükten 150-200 yıl sonrasından başlıyor. O zamana kadar da babadan oğula duyma/tekrar etme gibi yöntemlerle aktarılıyor.

Ha bu söylediğim deve-sidiği rivayetini geçersiz mi bırakıyor? Açıkçası bu soru benim ilgimi çekmiyor, çünkü sidik içmek gibi kavramlar düşününce bile midemi bulandırıyor. Onun dışında fiziki olarak zararı olur, olmaz önemli değil. Çünkü depremde göçük altında kalıp sadece idrarını içerek hayatta kalan insanlar mevcut. Ben sadece sahih-hadis denilen şeyin hangi şartlar altında olduğunu söylemeye çalıştım.
İslam'a göre konuşacaksanız Kuran + Kuran'a uyan rivayetleri örnek gösterebilirsiniz. Gerisini bizzat kuran reddediyor çünkü. Kuran'ın reddettiği şey de islamı ilgilendirmiyor.