Yaş ilerledikçe mi bilmiyorum lakin hep bir şeylerin özlemini çekmeye başladım. Eskiden herşey çok mu güzeldi, yoksa zaman hızlandıkça keyif mi alamıyorum bilemedim.
Ben şuna benzetiyorum, bir tren yolculuğunda herşey çok güzel görünürken hızlı tren ile keyif alamamak gibi geliyor hayat. Hızlandıkça keyif vermiyor, zaman gibi (:
Örneğin, eskiden elektirikler gittiğinde saklambaç oynardık evin içinde, minderlerden kapalı kutu yapar içinde sanki dünya çökse, her taraf yıkılsa, canavarlar gelse bile bizi orda bulamayacak kadar güvende hissederdik.
Yediğimiz çokokremin ayrı bir tadı vardı, muz ayrı bir keyif verirdi. Meybuz bile o an tüm dondurmalardan bile daha tatlıydı. Şimdi magnum arabasını verseler o meybuzdaki tat yok
Misket oynar, kökerdik. Sokakta maç yapardık, ortada sıçan oynardık. Borçla ikinci el atari almıştım, geceleri yatakta gözlerimi kapar bölüm geçerdim Hak geçmesin diye bazen yanardım, tekrar başlardım.

9 sene birini sevmiştim. ilk okul 2'den beri. Aynı sınıftaydık, söyleyemedim bile sonra duydumki evlenmiş. Severken bile tertemizdik. Şimdikiler, ikinci gün farklı işler için yer ayarlama derdine düşmüş.

Yaşlanıyormuyuz, dünya mı kirlendi yoksa çokokrem bile formül mü değiştirdi bilemiyorum. Peki siz neyi özlüyorsunuz. Özlüyorum, Çünkü ön ekiyle özlemlerinizi alayım Özledikçe özleyelim bu gece

https://youtu.be/pOTezKP5DIY