Seul adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Doğrudur yanlıştır bilemem benim bu konuya bakış açım şu; Dünyada toplamda 80 trilyon dolar para var bunu nüfusa böldüğümüzde adam başı 10 bin dolar civarı düşüyor sizin cebinizde 20 bin dolar varsa bir kişi sizin yüzünüzden aç kalır. Çalışsaymış o zaman diyebilirsiniz herkes aynı zekaya aynı fizik gücüne aynı aileye sahip değil.
Bahsettiğin konu insana dair değil. Doğanın meselesi.
Canlıların kaynak paylaşım mücadelesinden bahsediyorsun.
Bir kurt sürüsü 20 km alanı kontrol ederken başka sürü 50 km alanı kontrol ediyor.
Bir sokağa yeni köpek geldiğinde o sokağın köpekleri yiyeceklerini paylaşmayıp onu kovalıyorlar.
Sınılı kaynakları paylaşmaya çalışan canlıların mücadelesinden bahsediyorsun.
Evet aynen dediğin gibi her dolar milyarderi 10 bin insanı açlığa sürüklüyor.
Birilerinin çok para kazanması diğerlerinin az kazanmasına neden oluyor.
Bu tıpkı bir adam süper lotodan 1 milyon lire kazanırken 1 milyon başka adamın 10 ar lira kaybetmesine benziyor.
Evrende eşitlik ve adalet diye bir kavram yok, onu biz uyduruyoruz.
Çünkü beynimizin mutluluk hormonu üretmesi için hayatta daha fazla kaynağa sahip olmamız gerektiğine inanıyoruz.
Ve garip şekilde herkesin mutlu olmayı hakettiğine ya da benzer seviyede mutluluğu hakettiğine inanıyoruz.
Oysa atomların orbitalleri eşit sayıda elektron almıyor.
Her yıldızın çekirdeğinde eşit miktarda hidrojen yok.
Yani hayatta 10 milyon doları ile mutlu olamayan adamlar varken 10 bin dolar ile mutlu bir ömür geçirip ölenler de var.

Eğer bir adamı başkaları 20 bin kazanırken 10 bin kazanmak rahatsız ediyorsa ya 20 bin kazanmanın yollarını bulacak,
Ya da kendi gibi 10 bin kazanmaktan mutsuz insanları bulu organize olup 20 bin kazananlara çökecekler yani örgütlü mücadele verecekler.
İkisini de yapmayan adamlar da yakınmayı bırakıp dua etmeliler. Çünkü kaynaklara erişimleri şansa kalıyor.
Kimse talep etmeyene kaynak vermez, tüm canlılar doğaları gereği kaynağı kendilerine saklıyorlar.
Ben 130 kiloyum. Neden?
Çünkü vücudumdaki hücreler bu adam öküz gibi yer, ne yapar eder para kazanır beni besler demiyor kalorileri depoluyor kendine daha fazla kaynak ayırıyor)))

Az kaynağa erişmek kölelik değil.
Kölelik kaynağa erişimi bir kenara bırak, neye ihtiyacın olduğuna bile senin karar verememendir.
Bir sürü insan şehir hayatından şikayet ediyor köye gidiyor, 1 sene sürmeden tezek kokusundan geri kaçıyor.
Yani doğalgaz ile büyümüş nesle eskiden soba üzerinde nasıl kestane pişirdiklerini ballandıra ballandıra anlatanlar o sobanın 2 ton kömürünün kömürlüğe nasıl taşındığını, her gün közünün nsıl döküldüğünü anlatmıyorlar)))

Hayat bir bedel meselesi.
Eğer başkasındaki kayıp 10 bin dolarının peşinde koşmuyorsan o 10 bin doları zaten haketmiyorsun demektir.
Eğer bir sobanın kömürü, kozü, tozu ile uğraşmıyorsan kestane kebabı haketmiyorsun demektir.
Kölelik ile böyle bir bağ kurulabileceğini düşünmüyorum.
Bunlar da benim naçizane görüşlerim.