Bu sorular dinin inanma özelliğinin ötesine geçerek tanrıyı bilme arayışına denk gelir ki metafiziksel bir olgu bilinemez. Temel olarak konuşmak gerekirse evrende düzen ve kusursuz tasarımın varlığı koca bir palavradan ibaret. Evren kaosun kendisidir ve termodinamiğin 2. yasasına göre daha da düzensizleşmeye her zaman eğilimli olacaktır. Kusursuz tasarım destekçileri hastalıkları sınav diye örtmeye çalışırlar ancak sınanmadığına inandıkları hayvanın hastalığına konu gelince masadan kalkarlar mesela. Burada kalem, bilgisayar gibi analojilerle bir şeyler tanımlamaya çalışmışlar, kimisi akletmeni emreden bu dinin tanrısını aklederek anlayamayacağını falan anlatmışlar ama düşünerek ve tarih incelenerek rahatlıkla görülebilir ki tanrı, insanın bilmediği şeyleri bir hikmet olarak atfetmek üzere tasarladığı bir olgudan öteye gidemez.

2. sorunuzu ise hangi dinciye sorsanız araştırıp hak dini bulmayı tavsiye ederler sanki 1500 yıl önce her evde internet varmış gibi. İslamiyetin Muhammed öncesinde de yani insanlığın var oluşundan bu yana olduğunu anlatırlar ama yazıdan önceki dönemde insanların bu hak din için araştırma yapmış olmaları gerektiğini savunurlar.

Herkese en mükemmel din kendi inandığıdır.