Stores adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Tahsin abi yazına yüzde 90 katılıyorum. Ama son kısmına katılmadığım gibi bence yazı içinde çelişiyorsun da. Dini öğrenilecek yer Kuranı Kerim ve Peygamberimizin hayatıdır.

Bak mesela yukarıda verilen ve burada neredeyse hepimizin laf söylediği kişi aslında çevresine göre ve hatta kendisine göre dinimizi gerçekten yaşamaya çalışan bir insandır belki.

Bu dediğin aslında yıllardır ülkemizin ve hatta ülkemizden de önceki yıllardan gelen toplumumuzun bir sorunu. Bu yorum tarzı ne yazık ki dini kullanan ve insanları yanlış yönlendiren kişilere açık kapı bırakıyor.

Evet bazıları vardır gerçekten dini bilgisi (böyle mi denir artık bilmiyorum) hocalar, imamlar ve tek amaçları insanları doğru yola sokmaya çalışan. Ama ne yazıkki bu kişiler 1 ise 10 tanede din üzerinden maddi manevi kazanç sağlamaya çalışan var. Ve kimin ne amaçla yaptığını bilemezsin. Doğru mu yanlış mı bilemezsin. Sadece kendine göre bu yanlış bu doğru dersin. (ki bu da genelde mensubu olduğun veya inandığın hocaya göre diğerlerine yanlış demek oluyor)

Dinimizi öğrenmek ve yaşamak için bence ne bir alime ne bir dervişe gerek var. Kuranı Kerim kaynak peygamberimizin hayatını önder kabul edersen zaten bence en iyisi odur.

Sakız çiğnemek orucu bozar mı, afedersin taharet orucu bozar mı gibi soruları bir din aliminden öğrenmek yerine vicdani olarak sorgulamak ve ona göre hareket etmek benim düşüncemde yeterli. Bunun için gidip hocanın, şeyhin peşine düşmeye gerek yok. (Örnekler abartı gelebilir amacım sadece belirgin olmayan noktalarda vicdani yargıya gönderme)

Ne yazık ki öteki türlü bu fetö gibi piçlere gün yüzü doğuyor. Sen daha iyi bilirsin yaşın benden büyük. 7 8 sene öncesine kadar bu fetö adlı piç ülkemizde birçok insan için dini önder gibi bir noktadaydı.

Umarım demek istediklerimi, düşüncelerimi doğru anlatabilmişimdir. Mobilden yazıyorum hatam varsa kusura bakma/bakmayın.

Yorumum sadece kendi düşüncelerimdir. Kimseyi kırmak istemem. Eğer istemeden birini kırdıysam özür dilerim. Herkese hayırlı cumalar dilerim.
Peygamber efendimiz aleyhisselatu vesselam, veda hutbesindebizlere bıraktıgı 3 şey, şuydu: 1. Kuranı Kremim, 2. Sünneti seniyyesi 3. Ashabı yani kendi izinden giden, Kuran ve Sünneti seniyyeye sarılan dostlarıdır. Zaten Kuran ve Sünneti seniyye bir bütündür, ayrılamaz Ashabı ise örnek alınacak kişilerdir..
Güzel cümlelerin için teşekkürler