Gezi olayları ve ertesi yıl olan 1 mayıs olayları tam kapımda oldu.. O zaman evim Kurtuluş ana caddede, işyerim Nişantaşı'nda, ofisim ise Harbiye'de idi.. Olayların başından sonuna dek de orada idim. Kimse oturup medya'dan izlediklerine göre yorum yapmasa iyi eder.. İnsanları provake etmeye çalışan türlü türlü kollektifçi hokkabazları da gördüm, bırak karşısındaki göstericileri, tek başına yaşayan olayları kapalı pencereler arkasından izleyen yaşlı insanların evlerine direk gaz bombası sıkanları da gördüm, gerçekten masum idealist sevgi pıtırcıklarını da gördüm, gördüm de gördüm.. kaç sefer çatışırken taş atan sivil halk ile karşısına çıkana rastgele kontrolsüz gaz fişekleri sıkan polis arasına iki tarafa da "ATMA LAAAA ATMAAAA ! " diye girdim ben sayısını unuttum.. Orada olan biteni ben size söyliyeyim de öğrenin madem.. Pek muhterem birilerinin dıdıları, mıdıları devlete gaz fişeklerini sattı, devletimizde stokları eritip tekrar siparişler vermek için maalesef sivil halk üzerinde canlı tatbikat yaptı. Yoksa olaylar ta en başta hiç de oralara gidecek mevzular değildi özellikle körüklendi, birileri birilerini kışkırtıp kışkırtıp tahrik etti.. Ve emin olun devlet bazılarının sandığı gibi o olayları bastıramadı maalesef !.. Ne zaman ki meydanın apo itinin çakallarına bırakılmaya çalışıldığını, bizi maşa yapıp iç savaş çıkartmaya çalıştıklarını gördük; biz hadi dedik eve dönüyoruz bu artık bizim eylemimiz olmaktan çıktı dedik evlerimize döndük geri kalan itler de baktılar ki biz artık yokuz, bizi maşa ve paravan olarak kullanamayacaklarını gördüler s.s.s.s.. mecbur dağıldılar..
Bu da gezi'den bir hatıra... Karşıdaki yeşil alan neresi tahmin edebilirsiniz..