Merhabalar. Genç bir öğretmenim. Meslekte birinci yılım. Göreve başlamadan önce 27 tane dersten sınava girdim toplamda ve çok şükür atandım. Çok heyecanlı bir şekilde derse girdim, genç beyinlere, gönüllere dokunmam lazım diyordum çünkü. Fakat hayal kırıklığına uğradım. Bakın sizlere biraz bahsedeyim:
-Kılık kıyafet özgürlüğü geldi, disiplin diye bir şey kalmadı.
-Öğrenciyi bırakın şiddetle korkutmayı, kötü laf etmeyi; "oğlum kalk kendi yerine otur" dediğin zaman bunu hakaret sayarak karşılık verip, rest çekebiliyor.
- Nesil o kadar duygusuz ki, kendisini anne babasının veya zorda kalmış bir insanın yerine koyamıyor. Hayat mutluluktan ibaret. Kendileri mutlu olsunlar da, diğer insanlar ne yaparsa yapsın.
- Öğretmen sınıfa girdiğinde bacak bacak üstüne atıp hiç rahatını bozmadan oturmaya devam edebiliyorlar. Su içmeye göndermediğimiz zaman sıraya tekme atabiliyorlar.
- Sınıfta kalma yok, not ile alakalı öğrencilerin bir derdi yok. Aile deseniz iyi de yapsa kötü de yapsa hep arkasında. "Benim çocuğum yapmaz" düşüncesinde. Tutanak tutsanız yaptırımı yok, okuldan atma yok.
-Bir gün sınıfta öğrencilere dedim ki, sınıftaki davranışlarınıza göre her ders eksi ve artı atacağım, buna göre sözlü notu vereceğim. Biraz da olsa sınıfta bi düzelme oldu. Sonra düşündüm dedim ki "Vay be, öğretmenin sözünün, artı ve eksi kadar değeri yok"
SONUÇ OLARAK: Geçmişini bilmeyen, ne için yaşadığını bilmeyen ve hayatta hiçbir hedefi olmayan bir nesil var. Belki bundan 10 yıl sonra bu günleri arayacağız. İnşallah düzelir diye umut ediyorum. Allah vatanına milletine bağlı, bilinçli insanlar yetiştirebilmeyi ve olabilmeyi bizlere nasip etsin.