Cümleten iyi günler.
Yaklaşık 4 sene önce kendi halimde birkaç sayfa bir şeyler karalamıştım.
Sonra hatıra olması amacıyla yaklaşık 20 adet bastırmıştım. Tabi sonrasında yazmayı bıraktım.
Sizce tekrar yazmalı mıyım veyahut bu kadarı yetermi?


Örnek olarak bir kısmı;


Bu gece son sayfamı, paragrafımı, cümlemi, kelimemi, hecemi, harfimi, virgülümü, noktamı senin için yazıyorum...
Bu gece kurduğum en sade ve temiz hayallerimi, seni hissedince bilincimi kaybetmelerimi, geceleri gözlerimin okyanusunda boğulmalarımı, gelirsin diye açık tuttuğum yarama dikiş, zihnimin her köşesindeki adının hecelerini atıyorum.
Bu gecenin bir farkı yok diğerlerinden, fazlası var. Biraz daha fazla boğuluyorum gözlerimin amansızlığına nokta koymaya çalıştığım girdabımda. Bilinç kaybımı kimseye söylemiyor, yarı baygın, hafif dumanlı, biraz fazla hüzünlü yazmaya çalışıyorum.
Neden atmaya çalışıyorum seni biliyor musun?
Masmavi bir okyanusa bir kişi çöpünü bıraksa pek bir şey farketmez de, birden fazla kişi bırakırsa o okyanusa çöplerini çok şey değişir. Ne o okyanus eski temizliği ile kalır, ne eski maviliği ile... İçindeki balıklar perma perişan olur da kimsenin haberi olmaz. En derin noktasına gömer o balıkları. Kimse göremez onun derinliğini. İçi içine ağlar okyanus, habersiz...
Bende öyleyim işte sevdiceğim. İçimdeki balıkları kendi toprağıma gömdüm. Kimse bilmiyor, biliyor musun?
Onun için bu kitabın son sayfasında ağlıyoruz beraber. Bu beraber yaptığımız son beraberlik olucak.
Artık bu okyanusta hiçbir gemiye çöplerini bırakması için izin yok.
Artık sen de yoksun.
Artık olmasan da olur.
Ben beklemekten yoruldum, sen habersizliğinden...
Oysa tek inandığımdı Selma Hünel'in sözleri.
“Elbet bir gün buluşacağız, bu böyle yarım kalmayacak...”
Elbette buluşamayacağız, bu da böyle yarım kalacak...
Her şey gibi...
-SON-


Devamını okumak isteyen olursa