Arkadaşlar öncelikle belirtmekte fayda var. Bir binadaki çatlakların yerleri o binanın nasıl bir kuvvete maruz kaldığının anlaşılması için yeterlidir. Evininizi ziyaret edecek kişilerde bu şekilde ilk olarak göz ile bakacaklardır. Bu göz ile bakmanın ardından gerek duyulması halinde karot numune alınmalıdır.
Karot numune ise size binanın durumunu söylemez sadece betonun mukavemetini yani dayanımını söyler siz bu dayanıma göre binanızın güçlenmesine karar verirsiniz. Ama zemin gibi diğer etkenler güçlendirme aşamasında göz ardı edilir.

Her işte olduğu gibi bizim işte de maalesef para düşkünü olan insanlar vardır ve gelip gereksiz yere binanızı güçlendirebilir. Ki bu durum ilerde vahim sonuçlara sebebiyet verebilir. Örneğin binanın size sunacağı kaç birşeyler oluyor işaretlerini bu durumda alamayabilirsiniz.

İşin teknik tarafı bir kenara ülkemizde malesef her işten anlayan insanlar bizim sektörümizde fazlaca bulunmakta. Herkes inşaatı az çok bildiğini sanar. İki direk koyup çatısınıda yaptı mı artık bilgi sahibi sanarız kendimizi.

Bu işlerin böyle olunması istenmiyorsa yapılması gereken ilk iş teknik bilgiden yoksun parası olan adamın müteahhit olması engellenmelidir. Bu yapılmadığı taktirde ülkemizde daha çok deprem ve bu deprem sonucunda daha çok yaşamlar sona erer.

2002 yılında üniversiteme girdiğimde girdiğim üniversitenin kontenjanı 80 kişi ve bu üniversite inşaat mühendisliği bakımından ülkemizin öss sonuçlarına göre 4. en yüksek puana sahip seçeneği idi. Şu anda 400 inşaat mühendisi üniversitemin kontenjanı ve sıralama da oldukça geriledi. Bizim zamanımızda bütünleme, yaz okulu ve aykırı dönem ders açılması gibi şeyler maalesef olmazdı. Ancak şu anda yaz okulu olmadı, bütünleme, o da olmadı aykırı dönem ders açılması seviyeyi iyice düşürmüştür. Öğrencinin geçirilmesi için herşey mümkündür ama ya öğrenimi...

Mühendislik eğitimi maalesef bu gibi durumlarda yapılmakta. Ve ülkede 1 senede 10bin inşaat mühendisi sektöre girmektedir. Bu durum karşısında kimse bir şey yapmamaktadır.

Kusura bakmayın sadece bu gibi durumlarda hatırlanıldığı için mesleğimiz biraz da içimdekileri dökmüş bulundum.

Üniversiteden bir hocamız ünideki ilk günümüzde şunları söyledi: "Arkadaşlar bixim mesleğimiz çok öenmlidir. Farzı misal bir doktor ameliyat sırasında 1 hastayı kontrol eder. Ve hatası sadece o hastanın ölümüne sebebiyet verebilir. Bizim de ameliyatlarımız yaşanan yerlerdir. Ancak bizim hatamız onlarca insanın ölümüne sebebiyet verebilir o yüzden önemli bir mesleğimiz var" demişti. Ancak bu önem sadece deprem de aklımıza geliyor.