Merhaba Arkadaşlar,
Öncelikle çok fazla konu görür oldum, buna istinaden kendi araştırmalarım çerçevesinde bilgi paylaşmak istiyorum. Muhtemelen siz de araştırırsanız, benzer ya da farklı şeyleri ortaya çıkarabilirsiniz. Öncelikle;
https://www.cdc.gov/coronavirus/index.html https://www.who.int/health-topics/coronavirus
Bu 2 websitesi size almanız gereken genel bilgileri resmi kanaldan sunar. Ancak, "hastalık konusunda basın ve resmi kurumları dikkate almanızı kimse önermez". Bunun ana nedenlerinden biri, paniğin önüne geçmek için doğru bilgiyi vermeyecek olmalarıdır. Diğeri ise, sahte yayılan haberlerin, resmi kanallardan yayılan haberlerle karıştırılarak daha gerçekçi sahte haber haline getirilmesinin önüne geçilmek istenmesidir. Şu anda çok fazla gerçek ya da gerçek dışı haber dönüyor ortada. Burada bakmanız gereken 2 konu var.
1- Bu virüsün olduğu ailede 2 diğer virüs bulunuyor. MERS ve SARS. Bu iki virüsün bulaştığı hastalardaki ölüm oranı, 9% ve 35%'tir. İnsanları korkutan ve panik yaptıran şey de budur. Şu anki halinin ne yapacağı kestirilemeyeceği için korkutur.
2- Bu virüsün her ne kadar bulaşma şekli kestirilebiliyor olsa da, semptomları hastalarda çok farklılık gösteriyor. Korkutan ve her ülkeyi paniğe, karantinaya sokabilecek şey de budur.
Örneğin; Çok yüksek ve inmeyen ateşi bir şekilde indirirseniz ve ateş sonrasında geri gelirse, bir semptom olmuş oluyor. Sonrasında da çok uzun süren öksürükler olursa, bir diğer semptom olmuş oluyor. Ancak, bazı hastalarda hiç ateşin görülmemesi ya da bazı hastalarda öksürüğün hiç olmaması gibi durumlar da söz konusu. Kimi hastalarda sinirsel etki yaratıyor. Kimileri zombi gibi yere düşüyor ya da farklı şeyler yapabiliyor. Bunların tamamı farklı etki göstermesinden kaynaklanıyor. Zombi hastalığı gibi tanımlar koyarak kendinizi korkutmayın. En basitinden Parkinson ve Huntington gibi hastalıklar da sizi zombi gibi yapabilir.
https://en.wikipedia.org/wiki/Yuen_Kwok-yung
Prof. Dr. Yuen Kwok-yung'u takip etmenizi öneririm. Sars virüsünde oynadığı yönetici rolü, dünyaca kabul edilmiş biridir. Bu virüsle ilgili de bir videosu var:
https://www.youtube.com/watch?v=dcbJdRb6mds
Virüs her ne kadar en çok yaşlılara ve çocuklara bulaşsa da, herkese gelebilir. Çin'den Türkiye'ye çok sık uçuş olduğu gerçekliğini de düşünürseniz, Türkiye'ye gelmesi hiç zor değil. Doğrudan Wuhan'dan uçuşu olan bir ülkeydik, daha düne kadar. Ama gelen zaten gelmiştir, ya da gelebilir. Tedbirli olmanız gerekir, paranoyak değil.
Yapılan önerilerin önemli kısmının özeti şudur;
- Mart ayı sonuna kadar aşağıdaki konulara dikkat edin, eğer hala hastalık çözülemediyse, çözülene kadar dikkate almaya devam edin.
-
Virüs, boğaz ya da burnunuzun 10 dakika tamamen kuru kalması sonrasında vücudunuza girebiliyor. Elbette farklı yolları da keşfedilecektir. En yaygın biçimi budur. Buna önleyici olması için, daima nemli tutmanız gerekiyor. Çocuklarda 30-50 cc, yetişkinlerde 50-80 cc altında su tüketimi olmaması gerekiyor ve daima yanınızda su bulundurmanız gerekiyor. Elbette önerilen şey maksimum su tüketimi. Suyu zararlı olabilecek kadar fazla miktarda zaten kolay kolay tüketemezsiniz.
- Virüs, çok aşırı bulaşıcı hastalık sınıfında olduğu için, diğer virüsler gibi değil, girdiği bir ortamda aşırı agresif bir biçimde anında bulaşabilecek bir sınıftadır. Bu nedenle, bu tehlikeli süreçte, maske takmanızı öneriyorlar.
- Herhangi bir belirtileri taşıdığınızda, belirtilerin güçlü olduğundan emin değilseniz, hastanelere başvurmamanızı öneriyorlar. Çünkü hastanelerde bu virüsleri kapma şansınız ya da başka virüslerden dolayı sisteminizi zayıflatma şansınız bulunuyor.
- C vitamini tüketimini arttırmanızı öneriyorlar.
- Virüsün en yayın geçebileceği ortamların başında topu taşıma yer alıyor. Özellikle uçak yolculuğu, tren yolculuğu gibi ortamlarda rahatlıkla virüs yayılabilir.
Başka konularda var, yazıp sizleri de paranoyak yapmak istemiyorum. Bunlar herkesin yapabileceği kolaylıkta ve diğerlerine göre daha önemli olduğu için bunları paylaşıyorum.
Tüm bu konuların yanı sıra, evet Çinle ilgili çok fazla kötü haber duydum. Umarım doğru değildir. Korkulan şey insanların zombiye dönmesi değil, insanların kendi devletleri tarafından vurularak öldürülmesi ve bunun bir çözüm olarak masaya yatırılabilme opsiyonudur. Çok yüksek ihtimalle, bu virüs 60 gün içerisinde dünyanın birçok yerine yayılacak. Paranoyak değil, temkinli olmayı sürdürmek gerekiyor.
Umarım yukarıdaki bilgiler size faydalı olur. Farklı araştırmaları olan arkadaşlar da paylaşabilirlerse, çok iyi olur.