Skaylet adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Dedem görüp görebileceğim en dindar insanlardan biriydi. Son 1 sene uykuda ölme korkusu yüzünden geceleri evin içinde dolaşıp duruyordu...
Ben arkadaşa katılmıyorum. Ölümden korkmamak için diğer tarafı çok iyi hazırlamak lazım, hangimiz ahretimizi çok iyi hazırladığını düşünür ki ölümden korkmasın. Ölümden çok derin şekilde korkuyoruz. Ancak bu korkuyu faydaya çevirmek lazım. Yani şöyle düşünelim, cenaze namazlarının vaazında çok zikredilir: "Ölüm en güzel vaazdır; şu musallata yatan size en güzxel vaazı ediyor." Ölümden korkmak bize ahireti hazırlama konusunda yardımcı oluyorsa ne âlâ... Değilse sadece sıkıntı, sadece zarar demektir.

Sizin durmunuza cevap değil tabii bunlar. Sizin durumunuz eğer doktorluk değilse, panik atak gibi bir durumunuz yoksa, ölüm korkusu psikolojik bir saplantı halinde değilse söyleyebileceğim şey; eninde sonunda öleceğiz, ölüm hayatın herkes tarafından inanılan tek gerçeği. Dinli dinsiz... Tek ortak gerçek. Bundan kaçış yok ancak buna hazırlık vardır. Buna nasıl hazırlanacağız; "yav ben arkadaş ortamını bırakamıyorum, onlar benim ehirete hazırlanmama engel, yaşadığım ortamı bırakamıyorum, onlar öyle ben böyle geçinir gideriz" diyenler oluyor. Büyükler diyor ki; ölüm geldiğinde yaşadığn ortamı, arkadaşlarını değil, ailenbi, çoluk çocuğunu bile bırkıp gideceksin. Diyebilecek misin ki ben bunları bırakamam, desen sana iyi madem sen burada kal diyecekler mi? Demek ki ahirete hazırlanmak için bazı şeylerden vazgeçilebilirmiş (burada çevre, eş-dost en büyük faktörler olduğu için zikrediliyor, yoksa iş bu değildir, ahirete hazırlanmaktan alıkoyan herhangi bir şeydir).

Yav konu dine bağlandı... Eh herkes bildiği yerden cevap verir