Dediğiniz gibi hayatımızın merkezine birilerini almaya alışmışız(alıştırıldık). Televizyonlarda, filmler de, kitaplar da, vs... hayatının amacını ve mutluluğun formülünü, hayatımızın merkezine aldığımız kişi sayesinde bulacağımızı inandırdılar. İnsan beyni mutlu olmak için, mutsuzluğuna sebep olacak tehditleri ortadan kaldırmak ister. Tam tersi durumda ise yani kendisini mutlu hissettiren unsuru kaybederse, her geçen saniye o unsuru hatırlarsınız, boşluğa düşersiniz. İşte beynimiz o sırada bize, televizyonlarda, fimlerde gördüğümüz, terkedilmiş erkeğin durumunun aynısını bize yaşatır. Sevdiğiniz bir işle uğraşmak, bu boşluğa düşmüş hissiyatını az da olsa geçiriyor (en azından bende öyle).