Öyle düşünebilirsiniz ama işin aslı öyle olmuyor.
Herkes bundan sonra acaba birisi hakkımda asılsızca şikayetçi olabilir mi, hapse düşer miyim korkusuyla yaşayacak. Savcıların önünde her ay okuması ve karara bağlaması gereken binlerce dosya varken bu dosyaların sayısı ciddi oranda artış gösterecek. Haliyle sağlıklı karar verme imkanı olmayabilecek. Ha keza hakimlerinde iş yükü artacak ve aslında ceza verilmemesi gereken birisi haksız yere yargılanmış ve cezaya çarptırılmış olacak. Hele ki bu durum sicile de yansırsa adil sicil kağıdı isteyen şirketler uzun vadede çalışacak işçi bulamayacak.
Milyonlarca dosya
Mahkeme ve dava istatistiklerinin detaylı verildiği raporda, Türkiyede 496sı ağır ceza mahkemesi olmak üzere 6893 mahkeme bulunduğu aktarıldı. Mahkemelerden 1736si asliye ceza, 732si sulh ceza, 1109u Asliye Hukuk, 795i sulh hukuk, 248 kadastro, 249 icra, 346 iş, 368 aile, 192 ticaret, 107 tüketici, 27 fikri ve sinai haklar, 110 çocuk, 20 çocuk ağır ceza, 150 infaz, 137 idare ve 71 vergi mahkemelerinden oluşuyor. Adalet Bakanlığı raporunda 2019 yılı ağustos ayı itibariyle ceza mahkemelerinde 2 milyon 266 bin 267 dosya işlemde. Bunlardan 1 milyon 327 bin 553ü 2018 yılından devreden dosyalar. 2019da ceza mahkemelerinde yıl içinde 420 bin 946 dosya kesinleştirilirken, 184 bin 500 dosya istinafa gitti. Ceza mahkemelerinde kalan dosya sayısı ise 1 milyon 309 bin 357. Hukuk ve idare mahkemelerinde de benzer durum söz konusu. Hukuk mahkemelerinde 2 milyon 90 bin 856 dosya 2018den devrederken, yıl içinde ise 1 milyon 663 bin 672 dosya geldi. 703 bin 859 dosyanın istinafa gitmesi ve mahkemelerin yoğun çalışması sonucu Ağustos 2019 itibariyle hukuk mahkemelerinde kalan dosya sayısı 88 bin 645. İdare ve Vergi Mahkemelerinde ise geçen yıldan devreden 146 bin 896 dosya ile birlikte toplam 474 bin 283 dosya bulunuyor. Ağustos 2019 itibariyle mahkemelerin önünde 151 bin 4 dosya kaldı.
AİHSde olumlu gelişme
Rapordaki istatistikler, Türkiyenin yargılama açısından Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesi ihlallerinde olumlu gelişme sağladığını gözler önüne serdi. 2009 yılında 120 adil yargılanma hakkı ihlaliyle zirveye çıkarken, 2019da bu rakam 41e düştü. Yargılamanın uzunluğu ihlali de benzer şekilde 2009da 95 iken bugün 9a, yargı kararının icra edilmemesi de 31 iken, bugün 3 ihlale düştü.
Başsavcılık aşaması da yoğun
Milyonlarca dosya Cumhuriyet başsavcılıklarının da önünde. 2018 yılından 2019 yılına devreden dosya sayısı 5 milyon 35 bin 688. Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından yürütülen soruşturmaların başlatılması ile iddianamenin kabul edilmesi arasında geçen süreler de yargılamanın hızını ortaya koydu. Buna göre; 2018 yılı sonu itibariyle, 0-3 yıl arasında 1 milyon 90 bin 145 dava dosyası, 3-5 yıl arasında 10 bin 800 dava dosyası, 5-7 yıl arasında bin 562 dava dosyası ile 7 yıl ve üzerine 768 dava dosyası soruşturmadan kovuşturmaya dönüştü.
2014 yılı istatistiklerine göre, ceza mahkemelerinde verilen karar sayısı 3.929.262, mahkûmiyet hükümlerinin toplam sayısı 1.455.983, hükmün açıklanmasının geri bırakılması toplam karar sayısı ise 681.275dir
Yukarıda ki istatiklere baktığınızda bakılan davalar karara bağlanıp ceza verilse, sırf 2014 yılı rakamına göre 600000 kişi açıkcezaevinde yatmak zorunda kalacak. Ki bu sayısı 5 sene sonra daha da artmıştır. Kanaatimce kovuşturmaya yer yok denilen dosyalarında sayısı epey fazladır mevcut yasaya göre. Bu yasa geçerse acaba kovuşturmaya gerek yoktur kararlarında da bir azalma meydana gelecek mi?
En önemlisi açıkcezaevleri bu kadar yoğunluğu karşılayabilecek mi?