AJANSTURKA adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Olaylara bakış açınız, yorumlama şekliniz, nükteler, eleştiriler.. Bence hayal ettiğiniz yaşama kavuşmak ve imkansızlıktan kurtulmak için deneme yazarı olabilirsiniz. Denemeler best seller olmasa da önemli bir kesim tarafından çok tercih edilen kitaplar aslında. Ben de çok okurum. Yazarlığı hiç düşündünüz mü?
Hocam teşekkür ederim. Yazarlığı hiç düşünmedim ve düşünmem. O apayrı bir bilgi kültür beceri işi. Zamanımızı yıllarca boş şeylerle harcadığımız için o seviyenin çok çok uzağındayız.
Ama aklımda amatör film yapma fikri var. 3-4 ayrı film için kafamın içinde sinopsisler hazır. Hollywood ve yeşilçam beni çok fazla sıkıyor ve yoruyor. iyi ve güzel filmleri bulmak çok zor. Bu bağlamda film sektöründe ciddi bir içerik boşluğu var. Her önüne gelen film çekiyor ama klişelerden bayağılık küfür ve argodan sıyrılabilen ok az.

Birbirinden farklı, ve bu yazının konusuyla ilgisi olmayan birkaç güzel film.
Belki bir gün bu forumda çektiğim filmlerle ilgili konu açarım.

Yaşadığım hayat boyunca maalesef çok fazla olumsuzlukla karşılaştım. Bunlar bende hep kötü etki bıraktı. Gerçek sosyal hayatta çok sıkıntı çektim. Sürekli eleştiren biri olduğum için çok tepki aldım. Çoğu zaman da kötü üslupla dile getirdim birçok meseleyi.
Zaman geçtikçe olayları farklı şekilde yorumlamaya başladım. Biraz mizah biraz ironi biraz eleştiri biraz özeleştiri biraz empati. Konudan olumlu izlenim edinmeniz bu yüzdendir. Fakat benim tarafımdan bakınca eksikler ve hatalar daha çok görünüyor. Son olarak da, yazarlık hayal gücü isteyen bir şey, bende sıfır. ben sadece mevcut olanı anlatmaya çalışıyorum.



messoylu adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Bu tür olaylar hemen hemen her ilçede, her köy köyde yaşanıyor. Eskiden yaşadığım ilçe de aynı anlatılanlar gibiydi. 13 senedir büyük şehirde yaşıyoruz. En azından kafamız rahat. Malesef, eskiden köylerde var olan imece ve yardımlaşma yerini kıskançlık ve hasete bıraktı.
İstanbulda çalışırken Rizeli bir ustanın ağzından duyduklarım zihnime kazındı, aynen şöyle:
Alıntı
Şu gurbetin gözünü seveyim. ben şimdi rizede olsaydım akabalarla komşularla ne sıkıntılar yaşardım. Şimdi hepsiyle bayramdan bayrama görüşüyoruz.
Belediye başkanımızın bir sözünden "toplu yaşama kültürü" şeklinde bir deyim aklımda kaldı. bazı deyimleri öğrenmek beni mutlu ediyor.
Maalesef birçoğumuz toplu yaşama kültürüne sahip değiliz. Kendi menfaatini üstün gören bireyler. Türk kürt laz dindar modern demokrat alevi sünni süryani vs ayrımı olmadan hep aynı sorunları yaşıyoruz.

***

Rahmetli bir ihtiyar, bozuk bir parça kadayuf tatlısının üstüne yoğurt döküp bana zorla yedirmişti. Biz aile olarak büyüklere itaat etmeyi her şeyden üstün sayan bir kültürle yetiştirildik. Amcamın çocukları ise her şeye karşılık verir, dilediği gibi rahat davranırlardı. Dedem anneannem vs itaatkarlık ve susma konusunda bizi taktir ederlerdi.


Yakın ve uzak çevrede birçok insanın hayatını inceledim. daha doğrusu ister istemez gözüme battı. Aile içinde itaatkar olanlar iş okul ve evlilik hayatında hep geride kalıyor, daha fazla sorun yaşıyor.
Aile içinde büyüklerine saygısız inatçı bireyler her şeye rağmen zamanla büyüklerine olan sevgisini kaybetmiyor. İş okul ve evlilik hayatında daha başarılı oluyor. istisnalar ve detaylarda sorunlar olabilir. Fakat baskıcı bir ailenin çok zararı olduğuna bizzat şahit oldum.