İşsiz mühendis olarak hissettiklerinizi çok iyi anlıyorum. Vakti zamanında, subaylık, astsubaylık, polislik, katiplik, gardiyanlık ve türevlerini mühendis olmadan önce denemiştim. Bende başarısız olmuştum. Mühendis olduktan sonra da yine çeşitli devlet ve belediye kurumlarında şansımı denedim, yine başarısız oldum

Bütün bu başarısızlıkları geride bırakıp özel sektöre yoğunlaştığım dönemlerde de, karşıma deneme süreci adında sözleşmeler çıkartıldı. İşverenin çalışanı için koz olarak kullandığı "deneme süreci" adı altında imzalattığı sözleşmeler malesef büyük bir buhran sebebine dönüşüyor. Mühendis, mühendislikten ziyade patron ne derse onu yapmak zorunda kalıyor. Yanlış bir şeye imza attığı taktirde, sorumluluk tamamen mühendislerde oluyor. İmzayı atmazsan, işten çıkartılıyorsun.
Ben artık bırakın devlet kurumlarını, doğru düzgün özel sektörde bile iş bulamıyorum. Ya maaşını ödemiyor veya geç ödüyor, ya da seni işten çıkartmakla tehdit ediyor. Devlet kurumlarını geçtim özel sektörde bile torpil dönmeye başladı. Torpilin belgesi olur mu? Malesef günümüzde belgeli torpiller dönüyor. Kimse de sesini çıkartmıyor. Daha bugün şu haberle karşılaştım; "
AKPli belediyenin işten attığı öğretmeni intihara sürükleyen süreçte yaşadıkları ortaya çıktı" Bu haberi yandaş medyada çok aradım ama bulamadım. Bulsaydım sırf buradaki trollerin sesini kesmek için yadaş medyanın haber linkini paylaşacaktım. Biz işsizlikle boğuşurken, devlet büyüklerimiz milyar dolarlık gereksiz kanal istanbul gibi projeler yapacağız diyor. Anlamak mümkün değil...