Ülkede bir işsizlik oranı gerçeği var, burada sorumluluk tabii ki mevcut hükümetin. Onların da kendilerince sebep/mazeret/beklentileri var, her zaman her hükümette olan. Gerçeği görmezden gelmek saçmalık, büyük bir işsizlik sorunu var. Piyasada gerçekten işverenin durumu kötü, bir yandan da iş beğenme sorunu var eskilere göre çok daha fazla. Hakikaten eskiden olmayan seviyede iş beğenmezlik var. Bak bu kardeşimiz "gerekirse ekmeğimi taştan çıkartırım" demiş, öyle de yapmış. Herkes bunu yapmıyor, bu belki geçici bir dönemdir, idare edecek bir şekilde. Geçiciyse de kalıcıysa da ben ekmeğimi bir şekilde çıkartmalıyım diyor. Ama tabii ki işsizlik vatandaşın keyfinden dolayı artmaz. Bu elbette hükümetin çözmesi gereken bir sorundur.
Bunun yanında, eğitimin eğitim olmadığı, diplomanın tek başına bir şey ifade etmediği, üniversitelerin ülkenin gerçeğine bakmaksızın birer ticarethane gibi "şuradan da kazanayaım" havasında her dalda fakülteler oluşturup, büyük şirketler gibi hoca transferleri yapıp, eğitimden uzak lisanslar verdiği gerçeğini de gözden kaçırmamak lazım. Eskiden üniversite okumak emek isterdi, emek veren de gerçekten alanında dişe dokunur bir eğitim alırdı. Kıymetliydi ama şimdi her yerde her fakülte var, artık kıymeti yok. Çok olan şeyin kıymeti olmaz. Siz mahalle kampüslerinde her sene 100.000 mühendis mezun ederseniz, ne o mühendis kaliteli bir donanıma sahip olur, ne istediği seviyede bir iş bulur, ne de bulduğu işe şükreder.
2017-2018 öğretim döneminde üniversitelerde okuyan öğrenci sayısı 7,5 milyon olarak açıklanmış. Yine 2018 verisine göre sigortalı sayısı 22 milyon. Bir denkelem kurun arkadaşlar. Bu hesabın tutması mümkün değil bana göre. Bu insanlar kalitesiz önlisans ve lisnas programlarından mezun olacak, talepten fazla mezuniyet sebebiyle alanında iş bulmakta zorlanacak, beğenmediği işlerde çalışacak, alanında çalışırsa da aldığı eğitim düzeyinin yetersizliği sebebiyle işletmeyi memnun etmesi çok zor olacak. Biz bu seviyede kalifikasyona sahip çeşitli sektörlerden Türkiye'yi uçursunlar diye kendi aramızda nara atıp duracağız.