şimdilerde bir efsane doğuyor "kolay gelsin" kargo.
Adamların kalitesini gördükten sonra bir kez daha nefret ettim malum kargo firmalarından.
Bugün YK dağıtımda olan ürünü geldik yerinizde yoktunuz diye mesaj atmış, günün 16 saati iş yerinde olmama rağmen. yarın kaymakamlığa gidip şikayet dilekçemi bırakacağım.
Türkiye'deki kanunlarda en zoruma giden konu şu. Herhangi bir konuda haksızlığa uğradığınız için şikayette bulunun, gerekirse dava açın. Belki aylarca uğraşıp bunu kanıtlayabilirseniz çıkan karar şu oluyor. Örneğin ürünün arızalı olduğunu kanıtladım, 'ürün değiştirilsin'. Ya da kargocunun gelmediğini kanıtladım 'kargo evine götürülsün' ya da benden fazla para alındığını kanıtladım 'fazla alınan miktar iade edilsin'. Çıkan kararlar bunlar. Yani adam zaten yapması gereken şeyi yapmıyor, şikayet edip psikolojik ve fisiksel olarak bir ton uğraştıktan sonra karşı tarafa, en başta yapmak zorunda olduğu şey yaptırılıyor.
E bu kadar kolay mı? Ceza yok yaptırım yok? Ben yapmak zorunda olduğum şeyi 100 müşteriye yapmam, uğraşıp hakkını arayan 3 kişiye sonrasında bunu yaparım yine 97 kişiye yapmadığım için kârda olurum. Bir kargocu paketi getirmediği için o şirkete 50-100bin tl ceza kesilse (tazminat almaktan bahsetmiyorum, devlete ödesin) bak bakalım o şirket bir daha hata yapıyor mu.
Kapımın önünde kaldırıma park eden aracı her gün şikayet ediyorum. En az 30 kez 155'de kayıt açtırmışımdır. O araç bir kere 200 lira park cezası yese bir daha onu yapmayacak. Ama yaptırım yok bir şey yok.
Konu dışı olacak ama şunu da paylaşayım. Kaldırımı kullanmamı engelleyecek şekilde park eden bir aracı 155'e bildirdim. 5dk sonra trafik polisi kendi cebinden arayıp olayı sordu. Anlattıktan sonra "tamam biz gidiyoruz, araç sahibine ulaşıp çektirmeye çalışırız" dedi. Ya araç sahibini arayıp aracı çektirmek mi senin görevin? Kes 200 lira cezasını bir daha yapmaz. O paraya 1 ay otoparka bırakır aracını. Ama yaptırım yok