Misafir adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Merhaba

Arkadaşlar gündemdeki bir konuyu konuşmak istiyorum yani fikirleri merak ediyorum.

Biz yani hepimiz sandığa gidip x bir partiye oy verince o partiye o fikir o siyasi görüşe ülkenin tapusunu mu vermiş oluruz ?

Yani istediğini yapabilir istediğini diyebilir istediğini satabilir istediğini alabilir mi diyoruz ?


Bu 2 sorunun cevabını çok merak ediyorum ben cahilim anlayamadım.

Gündeme gelecek olursak

Doğrudur yanlıştır orasını konuşmuyorum orası bilim insanlarının vs işi. Şayet gerekse ve ülkenin yararınaysa yapılsın

Kanal istanbul projesi bu proje senin benim paramla yani hakkariden tut edirneye kadar 80 milyon türk vatandaşının parasıyla istanbula yapılacak bir proje. Maliyet belirlenen ilk rakam 75 milyar liraymış. yani az bucuk para değil.

Geri gelelim gündemimize.

Hani bu millet işsizdi Hani bu işsizlik rakamı 8 milyon kişiydi. Hani açlık yoksulluk sınırı bilmem nerelerdeydi. Hani batıyorduk. Hani paramız yoktu merkez bankasında. Hani vs vs vs

Şirketin birine ihale edilecekmiş İhaleye giren şirket olmaz ise de milli bütceden yapılacakmış. Milli bütçe demek bizim hepimiz parası demek değil mi ? Bana soran olmadı ya size soran oldu mu senin paranı harcıyoruz diye ?

Şimdi bir son dakika haberinde gördüğüm demeç şu şekilde '' Muhalefet başındaki zat yapamayacaksınız diyor. Sen ne dersen de yapacağız. '' Muhalefet kim kimi temsil ediyor. ?

Suriyeli politikasında bilmem kaç milyar dolar apra harcandı milli bütceden Bana soran olmadı yaz size ?


Sonuç: Bu Para bu vatan kimin ? Biz yani hepimiz tapuyu verdikte haberimiz mi yok ?

Doğruluk yanlışlık için değil siyaset için hiç değil ben bu yazıyı anlamak için yazdım x parti y parti muhabbeti değil.
benim hayat fikirim şöyledir eğer ilgini çeker benimser isen her şey daha kolay gelmeye başlayacaktır sana.
1- devletler olmazsa tüm coğrafyalar kaos içinde olur kendi yönetimini yapmak isteyen bir sürü insan çıkar ortaya ki biz bunlara "mafya" diyoruz.
2- şimdi insanlarda bizleri bir çok mafyanın yönettiği bir kaos ortamı yerine 1 kişi yani 1 mafya yönetsin biz onu seçelim veya yönetim şekline göre krallık vs. de olabilir. yani birilerini seçiyoruz ve mafya gibi bizden haraç alıyorlar (bkz: vergiler)
daha sonra herkes bu mafyanın birer kölesi oluyor, tabiki bu mafya kölelerinin ölmemesi ve yoluna devam etmek için bizden aldığı bu haraçlarla bir miktar yine bize yatırım yapmak zorunda (sağlık hizmetleri, yollar vs vs...)
yani bu adamların yaptığı veya yapacağı hiçbir şey aslında direk olur halkın yararına değil öncelikle kendi yararlarına olacaktır. kendilerini devam ettirebilmek için ve kölelerinin yaşamlarına devam edebilmesi için.
3- bu mafyaların her birinin yönetmede farklı taktikleri mevcuttur örneğin amerika yönetimi (amerika mafyası) kapitalizm ve emperyalizm ile yol alır. bizim ülkemizdeki ise din. aslında din eski bir taktiktir ve yıllarca tarihte farklı coğrafyalarda insanları tek düze bir sisteme bağlayıp köleleştirmek ve hiçbir şeyin farkına varmadan yönetilmelerini sağlamak için yapılan düzenlemelerdir.
ve eski bir taktiktir örneğin avrupada martin lutherin protestanlığı çıkarmasıyla insanlara dinin aslında insanları yönetmek isteyenlerin düzenleri olduğu gerçeğiyle anlatılmak istenmiş ve bu tarihten sonra avrupalılar bu yönetim taktiğinden kurtulmuşlardır ve kiliselere bağlılıkları gitmiştir.

geleyim en önemlisine bu halkları yöneten her mafya (her hükümet) iş birliği içindedir, hiçbir şey aslında gördüğümüz veya anlatılanlar gibi değildir. hepsi birbiriyle paslaşır ve beraber çalışırlar. taaaki anlaşmazlıklar ve çatışmalar çıkana kadar ki biz buna dünya savaşları diyoruz. bu durumlarda büyük savaşlar patlak verir.

yani güzel kardeşim aslında hükümetlerdeki insanların aslında ne dinle işi var ne müslümanlar ne de bişi tek amaç insanlar farkına varmadan onlara yönetip sömürmek.

bizim ülkemizden örnek vereyim refah partisinde bir millet vekili var hasan mezarcı adam eskiden millet vekiliydi şimdi ben hz isayım felan diyor bi videoda.

yani koca bir hikayenin içinde küçük oyuncularız...