Merhaba, 21 yaşındayım ve sosyal medya “sponsorlu reklamlar” alanında hizmet ve eğitimler veriyorum. Geçenlerde ( Bu ayın 2’si ) 3 arkadaş balkan turu yapmak için ilk defa yurtdışına çıktık. Planımızda 5 ülke görmek vardı ancak hem Sırbistan’a aşık olduk hemde tanıştığımız çoğu insan bu aylarda Bosna ve Karadağ’a gidilmez dediği için tatilimizin çoğunu Belgrad’da geçirdik.

Şu an yeni döndüm ve gördüklerimi sizinle paylaşmak, fikir alışverişinde bulunmak istedim.

Televizyonlarda, internette bize neler izletiyorlar gösteriyorlar bilmiyorum ancak balkanlar ( en azından Sırbistan ) hiç anlatıldığı gibi değil. Bulunduğum süre boyunca hiç sinirlendiğimi veya küfür ettiğimi hatırlamıyorum. Bu muhabbet çok klasik oldu ancak, kaldırımdan yaya geçidine yöneldiğimiz an 4-5 şeritlik yoldaki koca trafik anında duruyor. Daha AB üyesi bile olmayan ve bizden daha az gelişmiş denilen Sırbistan inanın bizden 10-20 yıl ileridedir ( Kafa yapısı ve yaşantı açısından )

Kaldığımız hostelde ve genel olarak ülkede tanışmadığımız milletten insan kalmadı, yeri geldi amerikalısı ile oturduk muhabbet ettik, yeri geldi meksikalı, alman, avustralyalı insanlar ile takıldık. Hepsinin tek bir ortak noktası vardı; gülümsemek ve yaşadıkları hayattan keyif almak.

Kimse bize Türk’üz diye önyargılı yaklaşmadı veya dışlamadı, bizi kıskandıkları belirtilen insanlar sırf şehri tanıyalım diye karşılıksız olarak bizi aldılar gezdirdiler muhabbet ettiler. Üstelik “Buraya kadar gelmişsiniz, gelin sizi buradaki en büyük camiye ve osmanlı dönemine ait eserlerin olduğu yerlere götürelim” deyip gezdirdiler.

Meclislerinin önünden geçtik otoparktaki araçları bir görseniz bizim normal vatandaşımız binmez o arabalara. Bide bizimkilere bakıyorum “Herkes audiye binecek ben passat’a mı binicem” diyorlar.

Makedonya’dan Sırbistan’a geçerken tedirgin değildim dersem yalan olur. Yıllardır “ Onlar bizi sevmiyor, bizden öyle nefret ediyorlar, şöyle nefret ediyorlar “ lafları yüzünden oraya bir Türk olarak girmekten çekiniyordum açıkçası.

Ama gelgelelim ki olay hiç böyle değilmiş, pasaportu memura uzattım ve hiçbir soru sormadan işlemleri yapıp güleryüzlü bir şekilde geçirdi.

İşin özeti; herkes güleryüzlü, mutlu, saygılı idi. İlk defa yurtdışına çıkan biri olarak bu olayı ne kadar sevdiğimi, severken de ülkemi aklıma getirip ne kadar üzüldüğümü anlatamam.

Daha anlatacak çok anı biriktirdim ancak yaz yaz bitiremem. Neyse, en sonunda Türkiye’ye döndük, Türk pasaport memuruna merhaba dedim ve sanki ailesinden birine küfür etmişim gibi baktı ve cevap vermedi.

Ardından havabüs araçlarına binerken görevli birine bişey sorayım dedim adam benimle kavga edecekti. Adama yanındayken 4 defa “ bakar mısınız, pardon, abi bakar mısın, hocam duymuyor musun “ dedim. O da “ Buranın yetkilisi ben değilim ne bakar mısın diyorsun bakmıyorum git başkası baksın “ dedi. Ya işi başından aşkın olsa neyse diyeceğim de bunları söylerken sigara içip araba etrafında boş boş volta atıyordu.

Şimdi acaba oralarda bir yerlerde mi yaşasam diye düşünüyorum.

Yaşadıklarımı, deneyimlerimi karışık bir şekilde anlatmış veya imla hatası-yazım hatası yaptıysam affola ( Mobilim ). Bunlar, 21 yaşında ilk defa yurtdışına çıkma fırsatı bulmuş bir kardeşinizin anılarıdır.

İyi forumlar 😊