karagul adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle




Son dönemde sizin belirttiğiniz gibi görüşler çoğalmaya başlıyor lakin aynı fikirde değilim anadoluda direnişi teşkilandırmak istediği heyetin başını 50 gün sonra neden görevden alsın hadi dış güçlerin bastırması ile aldı neden gönderdikten sonra 10 ay sonra kendisi hakkında idam cezası verdi. Hadi bunuda baskı nedeni ile yaptı neden ankara hükümeti üzerine istanbul hükümetinin bir araya getirdiği Hilafet ordusu yollanıyor bir çok madde sayılabilir. Tamam belki vahdettin kendi içerisinden sizin belirttiğiniz olayları yapmak istemiş olabilir ama verdiği emirler ile içinden geçenler taban tabana zıttır.

Vahdettinin amacı kabul edelim ki ülkeyi savaşarak kurtarmak falan değildi ingilizlerin himayesinde bir süre kalıp daha sonrasında ingilizlerin bizi bağımsız bırakmasının en doğru karar olduğunu düşünüyor ve bu düşüncesinin doğru olduğunu kendisine telkin eden kişiler çevresinde çoğunluk olduğunu düşünüyorum.

İstanbuldan ayrıldıktan sonra abdye yazdığı mektuplar bellidir kurtuluş savaşında ankara hükümetine olan öfkesini yurtdışından yazdıkları ile bellidir ki açıkcası bu durumu normal karşılıyorum neticede padişah olarak ülke kendisinin olduğuna inanıyor ve kendi emrinde olan kişilerin bir süre sonra padişahlığı elinden aldığını görerek öfkelenerek onları düşman olarak görmektedir.




Hocam tarihe baktığımızda ilk üç yıl hariç son üç yıl hariç şekilde değerlendirilmez Abdülhamitin genel anlamda başarılı bir padişah olduğunu düşünüyorum lakin her dönem kendince günahı ile sevabı ile o kişiye aittir bence. objektif değerlendirmeler her daim yol gösterici olacaktır. Tersane Konferansında savaş isteyen taraf bildiğiniz gibi mithat paşa ve tayfasıdır Abdülhamit ise anlaşma yoluna gidilmesi tarafındadır peki bu anlaşma yoluna gidilen maddeler nedir dersek balkanlarda berlin anlaşmasının maddelerine aşağı yukarı aynısıdır yani savaş olmasa idi Abdülhamitin istediği olsaydı aşağı yukarı aynı sonuç alınacaktır.

İngilizlere kıbrıs konusunda üs verilme konusuna gelince bu bir nevi kendimizi kandırma gibi bir şey oluyor kağıt üstünde bizim lakin hiç bir sözümüz geçmiyor aynı şekilde ingilizler mısıra girdiğinde onlarıda engelleyemediğimizde yanlış bilmiyorsam padişah Abdülhamitti' Berlin anlaşması öncesinde kıbrısı rüşvet olarak istemişlerdir oradan müdahale etme gibi bir durum söz konusu değildir zira Ruslar yeşilköye geldiğinde durmalarının sebebi o esnada ingiliz zırhlıların istanbul boğazında olmasından dolayıdır

Girit ilk özerliğini 93 harbinden yani 1878 yılının üstünden 20 yıl sonra 1898 de önce özerlik sonra bağımsızlık kazanmıştı kuveyt 1899 özerklik yemen isyanı vs uzatılabilir kendi dönemi içerisinde osmanlının içerisinde bulunduğu duruma göre ülkeyi ayakta tutmuşmudur kesinlikle evet tutmuştur dış politikasında oyalama zaman kazanma takdiği ağırlıklı olarak yapmıştır bu süreçte üretim/eğitim yönünde yenilikler yapmaya çalışmıştır

Neticeye gelecek olursak doğrusu ile yanlışı ile geçmişimizi olduğu gibi kabul etmek gerektiğine inanıyorum hatalar/doğrular kardeştir
Fikirlerinize yinede katılmasamda şuan aksini iddaa edecek bir tez yada bilgim yok gönlüm herzaman abdülhamitten yana
ama forumda hala tartışmadan fikir alışverişi yapabilecek insanların olduğunu görmek anlamsız sevindirdi beni son 3 gündür gördüklerimin coğu o kadar sıkıntılı insanlardı ki belki bundan ötürü
araştırdıktan sonra bu yazınıza cevap yazacağım devam edeceğiz yani henüz yenilmedim ilk raundu siz kazandınız sadece iyi geceler dilerim