Eleman olarak çalıştığım firmada hattı sayılır ürünleri tek tek raflara dizip sayar dizerdim. Belki de 1 haftam böyle geçerdi. Ama kim ne sorsa cevap verirdim. Kara düzen olunca az sistemli olan parlıyordu benim ki de o misal. Öyle böyle bişi olur bana derlerdi ne var ne yok derdim. Sonra müşteri karşısına çıktım. İlk gelenlerle muhatap oldum. Sattım. Bu şekilde baya sene durdum. Sonra iş kendisi geldi. Güven sağladık artık. Valla patron bazen benim adımı kullanırdı mal çekerdik. İlk önce ben arardım firmaları bağlardım beni iş sahibi bilirlerdi sonra işin rengi belli olurdu. Emin ol ilerleyen seneler de çok iş teklifi aldım. Patron da farkında idi. Güzel jestler yaptı. Bende demezdim çıkacam başka yerde çalışacam diye. Yeni düzen zordur. Demedim ekmek yediğim eli ısırmadım. Valla ortaklık teklif eden de oldu maaşımın 4 katını diyen de oldu . Çok şükür o zaman ki kazancım şuankinden iyiydi acıyarak gülüyorum yanlış anlaşılmasın...

Velhasılı kelam. Ne mal gidiyor iyi belledim
Her zaman bu sözü hatırlarım büyük bir firmanın sahibi derdi bunu, ``tek kalem mal sat. Neci olduğun belli olsun. Sonra iş kendisi gelir ` bunu duvara as

Sonra imkan oldu. Ufaktan dışarıdan fason işlere girdik. Yaptık ettik. Ben ısındım imalat işine. Ciddi kazandırıyordu. Bu merakımla parayı makina ya yatırdım. Çok özür dileyerek iyi b.k yedim. Zor babam.
Tek kalem yorgan ~ yastık ~otel tekstili üretmeye başladım. Memnunum. Kazanıyorum. Cefa çekmeden sefa olmuyor. İnan ki rütubetli depolarda mal sayımı yapa yapa hasta olduğumu hatırlarım.

Saygılar sevgiler