Şu başlığa gelip kriz yok yazıp durmayın. Olduğunu herkes biliyor.
Bu görüntüleri anlamak için toplumu ekonomik olarak üçe ayırmak gerek.
*Zenginler; uzun bir süre çalışmadan da iyi şartlarda yaşayabilecekler.
*Yardıma muhtaçlar; ülkenin durumu ne olursa olsun maddi imkanları sınırlı olanlar. Ancak karnını doyurabilenler.
*Çalışarak geçinenler; orta sınıf denilen bu arkadaşlar. Ülkelerin en kalabalık grubu.

Kriz; üçüncü grubu vurur. yardıma muhtaç grup her dönem sıkıntıda. Zenginler ise krizde daha zengin olur. Nakit paranın gücünü sonuna dek kullanır.
Örneğin çalışarak geçinenin elinde babadan kalma bir tarla var ve 100 bin tl ediyor. İşte bu krizde onu sadece parası olan alabilir ve fiyatı da 70 bine çeker. Çünkü bugün satmazsa yarın işsiz kalınca satacak.
Çalışarak geçinenler, işsiz kaldıysa normalde 10 bin tl maaş alırken şu şartlarda 6 bin tl maaş teklifine evet demek zorunda. Çünkü yaşamak için emeğinin sömürülmesine izin vermek zorunda.
Orta sınıf üretici elindeki vadesi gelmiş çeki, şahsi kefalet olan daha uzun vadeli olanla değiştirmeye mecbur. Bunu yapmazsa tahsil imkanı hiç yok.

Bu dönemlerde, lüks tüketim artar. lüks mekanlarda yer olmaz. Elinde parası olan işçi çıkardı, işlerine ara verdi. Biraz da dinlenmek istiyor. Piyasa sıkıştı. Bir milyon tl ye satılan aracı bugün almazsa hızlı kur artışı sebebiyle yarın iki yüz bin fazla vermesi gerekiyor. Zaten o araç dolara göre ucuz kaldı.
Zenginler oturduğu evi değiştiriyor, ucuza villa buldu.krize inşaatta yakalanmış müteahhit dolar bazlı maliyetine satmak zorunda, icrada çok daha düşük satılırken kimseye faydası olmaz.
Bu yüzden kriz nerede var diye yazıp esnaf terimleri ile tespitler yanlış. Ekonomik krizlerin doğası budur.