Kendi açımdan konuşuyorum;

- Evlenip yuva kurma, çoluk çocuğa karışma gibi sorumlulukları almak istememek
- "Zorunda olmak" kavramını hayatımdan olabildiğince uzak tutuyor olmak (evlilikte sürekli bir şeyleri yapmak zorunda oluyorsunuz)
- "Mantık sınırları dahilinde" istediğim şeyi, istediğim zaman yapamayacak olmak
- Karşı tarafın ailesinin felaket derecede kötü olma ihtimali, kızın evlendikten sonra asıl karakterinin ortaya çıkma ihtimali..vs gibi durumlar evliliği kendi açımdan tam bir kumara dönüştürüyor olması
- Evlenen arkadaşlarımın ev hayatlarını dinledikçe "ne kadar güzel" düşüncesi yerine, bütün tüylerimin diken diken olması
- Feragat etmek istemediğim bir çok şeyin olması
- Bir ayrılık durumunda ülkemizdeki nafaka yapısının tamamen adamı bitirmek temeline oturtulmuş olması
- Rahatlıkla ev geçindirebilecek rakamları, kendime yatırım yapmaya harcamak istemek

Evlilik her takım oyunu gibi bir kendini adama işidir, kafasında bireysel düşünceler yoğunlukta olan insanlar evlilik yapamaz, o sistemi sürdüremez. Kendisini evliliğe, yuva kavramına, hayat arkadaşlığına adayabilecek nitelikte insanlar bunu yürütebilir diye düşünüyorum.