En büyük sebep cahillik. Türkiye'de ne yazık ki ciddi bir kesim cahil. Cahilden kastımız okumamış falan değil. Atatürk'ün de dediği gibi biz cahil dediğimiz zaman mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de hakikatı gören gerçek alimler çıkabilir.

Bir kesim din üzerinden Atatürk'e saldırıyor. Şunu astı bunu astı diyor. Ama tarihini öğrense, astı dediği adamların vatan haini olduğunu görür. Diğer taraf kendisini anlamadan tapma eylemine giriyor. Bir adam düşünün diyor ki; Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız, bu kafidir. Ama kendisine aşık olduğunu, onu rehber seçtiğini söyleyen kişilere bir bakıyorsun, kendisine benzeyen bir adamın neredeyse ayağına yatıp kurtar bizi diyecek kadar ezik hale düşüyor.

İşte bunlar hep cehaletten kaynaklı. Bu okul cehaleti falan değil. Atatürk'ü seversin sevmezsin onu bilmem. Herkes herkesi sevecek diye bir kaide yok. Ama hepimiz birbirimize saygı duymalıyız. Nasıl ki İslamiyetin kırmızı çizgisi Hz.Muhammed (s.a.v)'dir. Türklerin de kırmızı çizgisi Atatürk'tür. Saygı göstermek zorundayız. Yaptığı yanlışlar vardır doğrular vardır. Bizler bunları tespit edip değerlendirecek kadar siyaset ve tarih bilimine hakim değiliz.

Bana kim ne derse desin Atatürk'ün şu sözü benim ona olan sevgime yeterlidir. Ben gerektiği zaman, en büyük hediyem olmak üzere, Türk milletine canımı vereceğim.

Bakıyorsun, adam yaşamını cepheden cepheye koşturmuş, kalan vaktini memleketi ayağa kaldırmak için harcamış, kişisel çıkarları için hiçbir şey yapmamış. Hayatını Türk milletine adamış ama Türk olduğunu iddia eden bu adamlara yaranamıyor.