Tersini de ben anlatayım müşteri tarafındaki ana fikri aktarmak adına. Diyelim bir iş var işi örnek vereyim akü değişecek. Usta için işin fiyatı 100 lira. Ama eğer sen dersen ki bu araba olmasa ben işimi yapamam bu araba sayesinde geçiniyorum o zaman usta bu sefer senin kazancını hesaplayıp bin liraya yaparım diyor. Çok dersen de işine gelirse diyor. Burada hem satıcı hem alıcı açısından temel kriter o işin aslında kaç lira ettiğidir. Bir keresinde buradan bir iş vermiştim 5bin lira fiyat çekti arkadaş. 3 günde yapacağı bir işti. Dedim çalışıyor musun. Evet. Kaç lira maaş alıyorsun. 2bin lira. Peki dedim patronun bu işi verse akşama kadar bitir dese yapar mısın. Valla yaparım yalan olmasın dedi. Yani benden 5bin lira istediği işin aynısından 30 tanesini 2bin lira maaşa yapıyor. Aslında işin gerçek değeri ne patronun verdiği fiyat ne benden istediği fiyat. Herkes birbirini kazıklama derdinde.
Özet geçeyim: Emeğinizin karşılığı neyse onu istemek herkesin hakkı. Ama bazıları kendi kazancıyla birlikte senin muhtemel kazancını da hesaplayıp ondan pay almaya çalışıyor. Adama kazan yaptırıyorsun pişireceğin yemeğin fiyatını hesaplıyor. Klasik lafları da şu: Onu sana yapacağıma kendime yaparım 2 ayda fazlasını kazanırım. Tencere yapacağıma lokanta açarım diyor adam

buyur aç.