Motor üretilir üretilmesine de arkadaşların dediği gibi alıcısı kim olacak? Köklü firmaların ve müthiş rekabetin söz konusu olduğu bu pazar yerinde barınabilmek pek de mümkün olmaz. Bizim yapmamız gereken zaten üretilmiş ve talep gören bir materyali sil baştan üretmek değil, özgün bir ürün yaratmak. Telefon üreteceğine öyle bir telefon kamerası üret ki en kaliteli markalar senden alsın. Araba, uçak, gemi üreteceğine yazılımını üret. Pervaneli uçak üreteceğine en iyi ağaçtan elde edilmiş ahşap pervane üret. Yeter ki üret, yeter ki Türk malı olsun.
En iyi örnek Kanada ile verilebilir aslında. Kanada'nın Uluslarası Uzay İstasyonunda bir imzası var belki biliyorsunuzdur. Adı "Canadarm", Uluslarası Uzay İstasyonuna gelen kargoları belli bir mesafeden yakalayarak güvenli bir şekilde ana gemiye aktarıyor, aynı zamanda astronot'un gövde etrafında gezinmesini vs. sağlıyor. Tam anlamı ile kol görevi görüyor, ki "arm" kol demek biliyorsunuz. Kanada Uzay programında ABD,Rusya, Japonya, Belçika, Brezilya, Danimarka, Fransa, Almanya, İtalya, Hollanda, Norveç, İspanya, İsveç, İsviçre ve Birleşik Krallığı arasında bu kol ile yer ediniyor. Hatta Kanadalı astronot Chris Hadfied'in görevlerinden biri de bu kolun operatörlüğünü yapmaktı.
Bu arada Uzay istasyonuna gönderilen astronot ve erzak taşıyan kargolar ise Ruslara ait Soyuz modülü ile yeryüzünden fırlatılıyor. ABD bilmiyor muydu bu modülden kendisi de üretmeyi ? Elbette biliyordu fakat bugüne kadar üzerinde en çok ar-ge yapılmış, en köklü, en istikrarlı çalışan Ruslara ait olduğu için Soyuz ile gönderim yapılıyor hatta astronotlar nereli olursa olsun istasyona gitmeden önce Rusya'da hem Soyuz modülü simülatöründe eğitim alıyor hem de Rusça öğreniyorlar:
https://www.youtube.com/watch?v=68oNuJOFRW8
Kısacası dünya sahnesinde bir şekilde var olmak mümkün. Asıl sorun şu: Gerek toplumsal gerek politik anlamda "Var olmak istiyor muyuz ?"
Chris Hadfield'in uzayda seslendirdiği David Bowie'nin güzel eserini de şuraya iliştireyim:
https://www.youtube.com/watch?v=KaOC9danxNo