Lue adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Merhaba arkadaşlar, sizlere bundan 1.5-2 sene öncesine kadar neydim ne oldum konulu hayatımdan bir kesit paylaşmak istedim. Öyle milyonlar falan batırmışlığım yok, yanlış anlamayın kendi başıma çabaladığım biriktirdiğim 250-300 binden bahsediyoruz ) Bunu da niye yapıyorum bilmiyorum, sanırım can sıkıntısı diyebilirsiniz.
Çoğu R10 kullanıcısı gibi internet üzerinden gelir elde eden bir arkadaşınız/kardeşinizim.18 yaşlarımdan itibaren internetten satış yapıyorum. üniversite öğrencisiyim o zamanlar tabi. bir üniversitede elektrik-elektronik mühendisliği okuyorum. Okulu takan kim, para kazanıyorsun altında araban var, cebinde paran var. ilk arabam hyundai accent era yumurta kasa ) hiç unutmam. Yıllar yılları kovalıyor satıyoruz devam yani sıkıntı yok, gezdik yedik eğlendik buraya kadar eyvallah.

20 yaşıma geldim dedim ki arabayı yenileyeyim artık sattık erayı aldık yeni kasa leonu. Yine herşey toz pembe hiçbir sıkıntı yok, bi üniversite öğrencisinin sahip olmasını isteyeceği herşeye sahibiz çok şükür. Ama ben boşluktayım, canım sıkılıyor daha 20 yaşındasın, hayattan zevk almıyorsun, okula gitmek istemiyorsun. Saçma gelecek size bundan eminim ama can sıkıntısından o sene memurluk sınavlarına girdim, kazandım. Memur oldum. İyi hoş çoğu türk gencinin istediği gibi devlet memurusun artık, ben de heycanlıyım yalan yok ilk zamanlar. Jilet gibi takım elbiseler, saygınlık, beyler meyler. Ailemde seviniyor gariplerim, memur çocuğuyuz, çoğu insan gibi ailem içinde memurluk hayat garantisi gözüyle bakılıyordu. Ta ki göreve başladıktan 1 ay içinde bana bi aydınlanma gelesiye kadar. Şimdi şöyle; genciz 20 yaşındayız bekarız. Göreve başlayacağın 2 tane yer var, bir merkezdeki kurum, ikincisi 1.5 saatlik uzaklıkta taşra. Öğrenciyiz tabi aynı zamanda beni mecbur merkeze alacaklar gözüyle bakıyorum, dilekçe yazdım, memurun eğitim hakkı engellenemez mazeretimden dolayı beni merkeze atamanızı arz ederiz. Tabi dediler yardımcı oluruz kararlar açıklandı, tahmin ettiğiniz gibi şanslı kardeşinizi taşraya verdiler. E dedik böyle anlaşmadık, sen bi git başla biz seni alırız. Neyse başladık çalışmaya, benle beraber 3 tane enayi başladık işe. O sırada da benim internet işlerini bir arkadaşa devrettim, öğrettim şöyle şöyle yapacaksın. O takip ediyor işleri, Neyse gidiyoruz geliyoruz, gidiyoruz geliyoruz. Yol toplamda 2.5 saat sürüyor git-gel. O da kendi arabanla, servisle falan gitsen vay haline. Neyse ilk başlarda koymadı, gittik geldik. 1 ay sonra dank etmeye başladı. *** okul? Gidemiyoruz, kalacaz. Sınavlar falan yalan oldu. Küçümsemek için demiyorum, memur maaşın 1 se kendi işinden 3 kazanıyorsun. Bunuda düşünüyorsun, ne gerek var?

Dedim o zaman bu iş böyle olmayacak, istifa edeyim. Söyledim bizimkilere işler planladığım gibi gitmedi, bana göre değil,taşrayada attılar bizi. Okulada devam edemiyoruz, dedim ben bırakıcam. Ailem birden aslan kesilmeye başladı. Olmaz öyle şeyler, memurluk bırakılır mı, şöyledir böyledir az sabret gelirsin 3-5 aya diye diye istifa etmemi engellediler. 3 ay geçti dilekçe yazdım, yok. 6 ay geçti dilekçe yazdım yok. 1 sene geçti dilekçe yazdım yok. O kadar bunaldım ki artık hergün söverek gidiyorum işe, bırakın diyorum aileme salın beni kendi ticaretime devam edeyim kaldığım yerden devam banamısın demiyorlar memurlukta memurluk. Neyse 1 sene daha geçti benim canım yine sıkıldı. Dedim altıma bir BMW çekeyim, madem bu zulmü çekiyoruz en azından keyfini süreyim sattık leonu aldık 2015 model estoril mavi BMW'yi. Ama yok yine mutlu değilsin, sabah 6 da kalkıyorsunuz arkadaşlar, yarım saat hazırlanma de, 6:30 da yola çık. 8 de mesai başı. Zor vallahi zor, akşam mesai çıkışı 7 gibi evinde ol. 20-21 yaşlarındasın gezmek eğlenmek arkadaşlarınla vakit geçirmek istiyorsun, ama takatin yok. İşler de yoğun. Gücün kalmıyor. Diyeceksiniz ki, yerleşseydin taşraya yaşasaydın orda. Taşra dediğim yer 2bin nüfuslu bir ilçe, evet yanlış duymadınız 2 bin nüfuslu bir ilçe, aradan 3-5 ay geçtikten sonra, yukarda bahsettiğim 3 enayi dedik arkadaşlar yıpranıyoruz, en iyisi şurdan bir ev tutalım, şurda yaşayalım. 4-5 ay dayanabildik, akşam 5 ten sonra hayat bitiyor, sokakta kimse yok. bi çıkayım çay kahve içeyim o da yok. bende de sürekli tayin olacağım hevesi de var, nasıl olsa diyerek ev eşyası almadım) 4-5 ay yaşadığım yeri görseniz acırsınız halime. Durun ekleyeyim hatta.
Neyse ben 4 ay böyle yaşadım. Diğer kankalarda ilk günden getirdiler ranzalarını çektiler koltuklarını, takılırdım arada Allah rızası için bir gün yanınızda yatayım diye) Allahtan arkadaşın biri eve çıktıktan sonra evlendi de, kanepesini bana bağışladı, 1 ay falan onda yattım. Çok keyifliydi Neyse çalışmaya başlayalı 1 sene geçti böyle arkadaşlar, taşradaki evi kapattık, eski usul gidip gelmeye başladık. yaşlandım yemin ederim, yaşım 21-22 o zamanlar çöktüm, 1 senede bir insan bu kadar yıpranır, O sıralarda bir hanfendi göreve başladı kurumda, ilk başlarda bir şey yoktu ama beraber çalışmaya başladıktan sonra gönlümüzü kaptırdık. Artık eskisi gibi kafaya takmıyordum, bi heves falan gelmeye başladı. İyi yani çalışıyoruz beraber, eğleniyoruz, keyifli gelmeye başladı. Ha zannetmeyin ki tayin dilekçesi yazmıyorum, onuda yazıyorum 3-4 ay da bir canım sıkıldıkça veriyorum dilekçeyi. Artık inat oldu, ben gönderiyorum onlar reddediyor, ben gönderiyorum onlar reddediyor, tayini çıkarsalar gitmeyecem zaten neyse yıllar yılları kovaladı bir baktım 2.5 senelik devlet memuruyum, bahsettiğim hanfendinin de tayin olması gerekiyor, aha dedim seni buraya bağlayan bir şey kalmıyor artık. son bir dilekçe yazayım yaptılar yaptılar, yapmadılar beni kimse tutamaz. yazdım dilekçeyi baba, normalde dilekçeye yanlış hatırlamıyorsam 1 ay içerisinde cevap vermeleri lazım, bakıyorlar aha bizim Lue yine, sallayalım sallayabildiğimiz kadar diye düşünerek 2-3 ay içinde geri döndükleri bile oldu ) neyse son dilekçeyi yazdım, ev ahalisine de dedim durum böyle böyle son kez yazıyorum, feriştahı gelse beni tutamaz bu da ret gelirse, babamda sonradan öğrendim, gitmiş birilerini bulmuş Allah affetsin, işimi çözdürmek için, ben sevmem böyle muhabbetleri arkadaşlar, herkes hak ettiğini yaşasın, inanın haberim yoktu.

Neyse bizimki sürekli diyor tamam senin iş, bu sefer olcak, hallettik, dedim hayırdır nasıl bu kadar eminsin, ilk başlarda söylemedi, sonra birisini bulmuş itiraf etti, tamam kesin aldırıcaz demişler babama, yağlamış, tuzlamışlar göndermişler neyse büyük gün geldi, dilekçenin sonucunu arkadaşım getirdi, aldım okudum. yine ret inanın gram umrumda değil, güldük eğlendik, balkona sigara içmeye falan gittik arkadaşlar artık dalgasını geçiyoruz. dedim bekleyin beni 2 dk içeri girip gelicem,çekmecemden çıkardım istifa dilekçemi,gerçekten hazır bekliyordu, biri gık dese, bişey dese çıkarıcam hemen vericem dilekçeyi, ama amirim oslun, memur arkadaşlar olsun o kadar iyi bir çalışma ortamımız vardı ki, böyle birşeyle karşılaşmadım, neyse müdürüm dedim bunu işleme koyalım artık. yapma etme, bilmemne dedim kararım kesin dahada bu konu hakkında konuşmayalım. tamam demek zorunda kaldı. hatta kendince 3 gün falan işleme koymamış, dilekçeyi bekletmiş, ben de hergün soruyordum, naptınız cevap gelmedi mi diye, sonra itiraf etti, ben koymadım işleme Lue, belki vazgeçersin diye, dedim müdürüm kararım kesin sen gönder, dilekçe sabahına gidiyor aradan akşam mesai bitimine dilekçeme cevap geliyor, herkes şok ben de şok normalde bu kadar hızlı dilekçeme cevap vermezler, Lue'nin istafısının kabulüne cevabı yapıştırmışlar, benden o kadar bıkmışlar ki, , neyse babama da Ali Cengiz oyunu oynadım, dilekçenin cevabının geldiğini, tayinimin olduğunu söyledim, adam bi böbürlendi, kabardı, sevindi, dedim sen dur kendi kendime, artık hiçbirşey demiyorum bizimkilere istifa ettiğimi falan, yine karşı çıkacaklar, şöyle böyle. İstifa kararını ve tayinin reddine kararını aldım götürdüm koydum önüne, dedim senin iş yine olmadı, ben istifa ettim, bu saatten sonra benim işime karışma Sen misin bunu diyen, adam bana küstü, evlatlıktan reddetti 1 sene konuşmadı yaklaşık, daha yeni yeni aramız düzelmeye başladı.

ARKADAŞLAR BEN YAZMAYA KARAR VERDİĞİMDE BU KADAR UZUN OLACAĞINI TAHMİN ETMEMİŞTİM, KONU ÇOK UZADI SİZİDE SIKMAK İSTEMİYORUM. OKUMAK İSTEMEYEN OLUR. BEN DE YORULDUM DOĞRUSU 1 SAATTİR BUNU YAZMAKLA UĞRAŞIYORUM, EĞER DİLERSENİZ DEVAMINI DAHA SONRA YAZAYIM. DAHA BATIŞ HİKAYEME GEÇEMEDİM BİLE OKUYAN HERKESE TEŞEKKÜRLER.
NOT: YAŞADIKLARIMI KEYİFLİ BİR DİLLE ANLATMAYA ÇALIŞTIM, OKURKEN SIKILMAYIN DİYE, AMA YAŞADIKLARIM GERÇEKTEN ZOR BİR SÜREÇ, BU KONUDA MAZUR GÖRÜN. İMLA VE YAZIM HATALARI İÇİNDE ÖZÜR DİLERİM.
sonuna kadar okudum batış hikayesi 2.bölüme kaldıyala baya okuyan olmuş.