Ülke, birbirine "yetinmeyi" tavsiye edenlerle doldu taştı. Herkes her şeyi biliyor, kimse HADDİNİ bilmiyor!
Hemen herkes, kendisi ile ilgili konularda "en iyisini / en güzelini" isterken; iş başkasının taleplerine geldiğinde; "yetinmelisin, ne bekliyordun, şükretmelisin" temalı zırvalamalara başlıyor. Üniversite çağına gelmiş, hayatının en kritik aşamasındaki adamı kümes kadar yerde yaşamaya/çalışmaya/kendini geliştirmeye (!) mecbur bırakacaksın, bir de üstüne; "senden niye bilim adamı olmadı" diye serzenişte bulunacaksın. Ha imkanları sorgulayanlar çıkarsa da; "ne bekliyordun" diyerek azarlamayı, "sen filanca yerde kalmamışsın, bilmem nerede dayak yersin" gibi aşağılamaları da marifet sanacaksın.
Şuraya Norveç'te bir HAPİSHANE bırakayım.
https://onedio.com/haber/insani-norv...shanesi-548285
O ülkelerin ıslah edecekleri İNSANA verdiği değer ile, bizim üniversite öğrenimi görecek "insana" verdiğimiz değeri kıyaslamak adına yeter de artar bile... Anlayana!