Merhaba.

Sana tek tavsiyem şu olur dostum. Lütfen çocuğun varsa, ya da ileride düşünüyorsan yukarıda yazdıklarını uygulama.
Ayrıca " onu kenara çekeceksin bak hoca benim asabımı bozma senin ağzını burnunu burada kırarım diyeceksin" dedikten sonra "dingonun ahırı değil ki ülke" diye başlaman çok ilginç.
Her zaman tanıdık birine söyledin diye senin karşında her ne olursa olsun önünü ilikleyin çay söyleyen birine denk gelmezsin. Şanslı biriymişsin.
İlköğretimde alınan disiplin cezaları, ağır ve alışkanlık haline gelmiş şekilde değilse, zaten çok önemli değildir. Yönetmeliğe göre öğrenci "Yöneticilere, öğretmenlere, görevlilere ve arkadaşlarına kaba ve saygısız davranmak" maddesinden "Kınama" cezası alabilir. Lakin bunun ön koşulları vardır. olayın gidişatı, öğrencinin dersteki genel durumu, başarısı, daha önce bir cezasının olup olmadığı gibi. Sonuç olarak verilse dahi, sonradan silinmesi yüksek ihtimal bir ceza olur. Çok büyütecek, kafaya takacak bir durum yok.
Lakin şu konuyu hiç düşündünüz mü?
Genelde veliler öğrencileri bu konularda hep korurlar, oraya buraya şikayet etmeye çalışırlar, öğretmeni idareyi tehdit ederler (ki yukarıdaki alıntı güzel bir örnek), Bir yerlerden tanıdık bulup olayı o şekilde çözmeye çalışırlar.
Disiplin cezaları öğrencinin bu davranışı bir daha yapmaması için,davranışının yanlış olduğunu anlaması için verilir. Siz bu zamanlarda çocuğu her ne olursa olsun savunmaya geçerseniz bu davranışını pekiştirmiş olursunuz. Çocuk arkanızda her daim -haklı veya haksız farketmez- sizin varlığınızı hisseder, sizden güç alır. Bu ne kadar doğru? Okuduğum olayda her ne olursa olsun siz bir veli olarak olayın içerisinde değilsiniz. Ayrıca öğretmen, çocuğun dediği şekilde rencide etmiş dahi olsa, öğrencinin arkasından ağır küfürler etmesi olayı başka yerlere getirir.
Öğretmenin 13 yaşındaki çocuğun ettiği küfürlerden etkilenip, o intikam duygusuyla disipline verdiğini zanneden arkadaşlar biraz fazla sinirlenmişler. Öğretmen o küfürlerden etkilenmez. Zaten böyle şeylerden etkilendiğini düşünürsek, 10 gün sonra tüm öğretmenler istifa ederler

Neler oluyor bir bilseniz. Çocuğun öfke kontrolü yok. Öğretmen-öğrenci ilişkisini çok kavrayabildiğini düşünmüyorum. Bu yüzden cezasını ama disiplin, ama başka şekilde almalıdır ki öğretmenine küfür etmenin ne kadar yanlış olduğunu, her ne olursa olsun tepkisini bu şekilde saygısızca göstermemesi gerektiğini öğrenmelidir.Ayrıca sınıfın içinde küfür edilirken öğretmen olmasa bile öğrenciler duymuştur ve öğretmene iletildiğini görmüştür. Bu durumda ceza verilmezse o sınıfta öğretmen tüm hakimiyetini kaybeder ve öğretmene herkes istediğini söyler, yapar. Olaya hiç bu şekilde bakıyor musunuz?
Çocuklarınıza bazen iyilik değil, bilmeden çok büyük kötülükler yapıyorsunuz. Öğretmen ve idare ile işbirliği içerisinde durmanız gerekmekte. Çocuklar sizden daha çok onlarla zaman geçiriyorlar. Sizin çocuğunuza yakıştıramadığınız davranışları, görsem de inanmam dediğiniz şeyleri onlar görüyorlar. Sizden daha iyi tanıyorlar. Sizin bilmediğiniz sırlarını onlar biliyor. Biraz arkanıza yaslanıp, çocuğunuzu güvenle onlara bıraksanız, bir deneseniz. Arada gidip durumunu sorsanız, ilgilenseniz...
Özeleştirinizi yapın.
"Hocam şu notu biraz daha artsın sınıfta kalacak"
"Hocam disipline vermeyin, ne yapmış ki çocuk"
"Hocam devamsızlıktan kalmasın siliverin 2 gününü"
Veliler hep bu zamanda gelirler, hep bu olaylarda ilgilidirler, her zaman bu konularda hiddetlenir, tanıdık bulma, sözle taciz ve kötüleme olaylarına katılırlar.
Sonuç hüsran.
Çocuğunuzun iyiliğini düşünüyorsanız lütfen başarısıyla övündüğünüz gibi, yanlışlarıyla da cezalandırılmasına izin verin. Çünkü ben hiç bir velinin
"hocam bu çocuk nasıl 100 alıyor, nasıl uslu ya? evde böyle değil. Bir yanlışı kesin olmalı, bir kağıdına bakalım. Size inanmıyorum" dediğini görmedim.
Çocuğunuz çok başarılı, bir sorunu yok, yok çalışkan, çok zeki, arkadaşları ile çok iyi anlaşıyor denildiğinde hiç bir sorununuz yok. Öğretmen MUHTEŞEM! okul MUHTEŞEM!
Çocuğunuzla ilgili bir şikayet, bir olay olsun, her şey tersine dönüyor.
E çocuklarda da öyle değil mi ?
100 aldığında "ben aldım!"
20 aldığında "Hoca 20 vermiş ya!"