phpkoder adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Böyle olaylarda sakinliğimi kaybediyorum bizde çektik o sözde hocaları o tip insanlara düzgün dille konuşmak olmaz onu kenara çekeceksin bak hoca benim asabımı bozma senin ağzını burnunu burada kırarım diyeceksin haddini bil sen kimsin ki cocuğuma hakaret ediyorsun diyeceksin bak gör o zaman nasıl mum gibi olup düzgün muamele yapmaya başlayacak.

Dingonun ahırı değil bu ülke ben cocuğumu okula yollayacağım ve hoca gelip hakaret edip küçük düşürecek ? yok öyle bir dünya mahalle kabadayılığı yapıyorsa anladığı dilden cevap vereceksin başka yolu yok. şikayet et şunu yap bunu yap her türlü onu haklı çıkarırlar çünkü bir birlerini korurlar savunurlar eğer arkanızda büyük baş bir dayınız vs. yoksa kimse cocuğunuzu kardeşinizi savunmaz boş yere uğraşmayın şimdi bana kızacaklar burada yok şiddet çözüm değil şöyle böyle diye de kardeşim bu ülkede medeni kanunlar işe yaramıyor bizim millete insan gibi davranmak yaramıyor bu gayet net bir öğretmen parçası haddini bilmeli bir çocuğa böyle konuşmaması gerektiğinin onun bir çalışan olduğunun farkına varması gerekir.

Buna benzer bir olayı lisede yaşamıştım bana " senden bir b*k olmaz " demişti lise son sınıftım ben de ona " senden çok bir b*k olmuş burada sürünüp duruyorsun sen kimsin ? " demiştim ki o zamanlar stajımız vardı zaten haftada 3 gün çalışıp 2 gün okula gidiyorduk yorgun argın oluyorduk ki ben günde 4 saat yolda kalıyordum şikayet vs. olayı oldu o zamanlar o bölgedeki emniyet müdürü iş yaptığımız birinin arkadaşıydı durumu ona bildirmiştik kendisi okula gelip müdürün odasına girip konuşmuştu ki bu olaydan önce annem ile ben durumu izah etmeye gittiğimizde yüzümüze bakmayan müdür o adam gelince önünü ilikleyip anneme bana çay kahve ne içersiniz ? diye sormuştu olay o gün orada kapandı kim ne derse desin bu ülkede orman kanunları hala geçerli polyanacılık yapmaya gerek yok
Merhaba. Sana tek tavsiyem şu olur dostum. Lütfen çocuğun varsa, ya da ileride düşünüyorsan yukarıda yazdıklarını uygulama.
Ayrıca " onu kenara çekeceksin bak hoca benim asabımı bozma senin ağzını burnunu burada kırarım diyeceksin" dedikten sonra "dingonun ahırı değil ki ülke" diye başlaman çok ilginç.
Her zaman tanıdık birine söyledin diye senin karşında her ne olursa olsun önünü ilikleyin çay söyleyen birine denk gelmezsin. Şanslı biriymişsin.


İlköğretimde alınan disiplin cezaları, ağır ve alışkanlık haline gelmiş şekilde değilse, zaten çok önemli değildir. Yönetmeliğe göre öğrenci "Yöneticilere, öğretmenlere, görevlilere ve arkadaşlarına kaba ve saygısız davranmak" maddesinden "Kınama" cezası alabilir. Lakin bunun ön koşulları vardır. olayın gidişatı, öğrencinin dersteki genel durumu, başarısı, daha önce bir cezasının olup olmadığı gibi. Sonuç olarak verilse dahi, sonradan silinmesi yüksek ihtimal bir ceza olur. Çok büyütecek, kafaya takacak bir durum yok.

Lakin şu konuyu hiç düşündünüz mü?
Genelde veliler öğrencileri bu konularda hep korurlar, oraya buraya şikayet etmeye çalışırlar, öğretmeni idareyi tehdit ederler (ki yukarıdaki alıntı güzel bir örnek), Bir yerlerden tanıdık bulup olayı o şekilde çözmeye çalışırlar.
Disiplin cezaları öğrencinin bu davranışı bir daha yapmaması için,davranışının yanlış olduğunu anlaması için verilir. Siz bu zamanlarda çocuğu her ne olursa olsun savunmaya geçerseniz bu davranışını pekiştirmiş olursunuz. Çocuk arkanızda her daim -haklı veya haksız farketmez- sizin varlığınızı hisseder, sizden güç alır. Bu ne kadar doğru? Okuduğum olayda her ne olursa olsun siz bir veli olarak olayın içerisinde değilsiniz. Ayrıca öğretmen, çocuğun dediği şekilde rencide etmiş dahi olsa, öğrencinin arkasından ağır küfürler etmesi olayı başka yerlere getirir.

Öğretmenin 13 yaşındaki çocuğun ettiği küfürlerden etkilenip, o intikam duygusuyla disipline verdiğini zanneden arkadaşlar biraz fazla sinirlenmişler. Öğretmen o küfürlerden etkilenmez. Zaten böyle şeylerden etkilendiğini düşünürsek, 10 gün sonra tüm öğretmenler istifa ederler Neler oluyor bir bilseniz. Çocuğun öfke kontrolü yok. Öğretmen-öğrenci ilişkisini çok kavrayabildiğini düşünmüyorum. Bu yüzden cezasını ama disiplin, ama başka şekilde almalıdır ki öğretmenine küfür etmenin ne kadar yanlış olduğunu, her ne olursa olsun tepkisini bu şekilde saygısızca göstermemesi gerektiğini öğrenmelidir.Ayrıca sınıfın içinde küfür edilirken öğretmen olmasa bile öğrenciler duymuştur ve öğretmene iletildiğini görmüştür. Bu durumda ceza verilmezse o sınıfta öğretmen tüm hakimiyetini kaybeder ve öğretmene herkes istediğini söyler, yapar. Olaya hiç bu şekilde bakıyor musunuz?

Çocuklarınıza bazen iyilik değil, bilmeden çok büyük kötülükler yapıyorsunuz. Öğretmen ve idare ile işbirliği içerisinde durmanız gerekmekte. Çocuklar sizden daha çok onlarla zaman geçiriyorlar. Sizin çocuğunuza yakıştıramadığınız davranışları, görsem de inanmam dediğiniz şeyleri onlar görüyorlar. Sizden daha iyi tanıyorlar. Sizin bilmediğiniz sırlarını onlar biliyor. Biraz arkanıza yaslanıp, çocuğunuzu güvenle onlara bıraksanız, bir deneseniz. Arada gidip durumunu sorsanız, ilgilenseniz...

Özeleştirinizi yapın.
"Hocam şu notu biraz daha artsın sınıfta kalacak"
"Hocam disipline vermeyin, ne yapmış ki çocuk"
"Hocam devamsızlıktan kalmasın siliverin 2 gününü"

Veliler hep bu zamanda gelirler, hep bu olaylarda ilgilidirler, her zaman bu konularda hiddetlenir, tanıdık bulma, sözle taciz ve kötüleme olaylarına katılırlar.
Sonuç hüsran.

Çocuğunuzun iyiliğini düşünüyorsanız lütfen başarısıyla övündüğünüz gibi, yanlışlarıyla da cezalandırılmasına izin verin. Çünkü ben hiç bir velinin
"hocam bu çocuk nasıl 100 alıyor, nasıl uslu ya? evde böyle değil. Bir yanlışı kesin olmalı, bir kağıdına bakalım. Size inanmıyorum" dediğini görmedim.
Çocuğunuz çok başarılı, bir sorunu yok, yok çalışkan, çok zeki, arkadaşları ile çok iyi anlaşıyor denildiğinde hiç bir sorununuz yok. Öğretmen MUHTEŞEM! okul MUHTEŞEM!
Çocuğunuzla ilgili bir şikayet, bir olay olsun, her şey tersine dönüyor.


E çocuklarda da öyle değil mi ?

100 aldığında "ben aldım!"
20 aldığında "Hoca 20 vermiş ya!"