Büyük depremi de yaşamıştık!
Fakat böyle bir panik daha önce görmedim. Deprem esnasında okula gidip çocuklarıma bakmak istedim,
Velilerin sokakta birbirlerine çarparak koşmaları, okul bahçesinde toplanan (diğer) çocukları hiçe sayarak ağlaya ağlaya kendi çocuklarını aramaları, ve bu sahneye şahit olan çocukların korkuları gözyaşları çok kötüydü.
Tam bir cehalet, tam bir rezillik. Yazık o çocuklara. en çok sakin olması gereken sizlersiniz, o çocuklar depremden değil sizin bu panik halinizden korktu! Depremden daha çok korkuttunuz çocukları.
Bir diğer konu da şu ki : Maalesef İstanbul'da yaşayan hiç kimse depreme hazırlıklı değil.
Ne bir toplanma yeri var ne de başka bir şey.
Tabiat ana bize acır umarım!
Toplanma yerinden önce her bireyin deprem eğitimi alması ve depreme karşı kendi yaşam alanında hazır olması, çocuklarını okul sürecinde olası risklere karşı öğretmen ve yöneticilerin eğitim vermesi yönünde baskı yapması gerekiyor. Çocuklar ne güzel bahçeye çıkartılmış ama deprem anında ne yaptıklarını sorgulamak gerekiyor. İlk olarak deprem anında güvenliklerini almayı, deprem sonrasında sırayla çok hızlı binayı boşaltmayı ve bahçede sınıf sınıf sıraya girilmesi. Biriken adrenalin boşaltılması, tüketilen sıvıların yerine ikamesi, çocukların kitlesel olarak rahatlatılması vs.
Artık o kadar fakir, o kadar fasfakir bir topluma döndük ki tek zenginlik olarak elimizde ne yazık ki çocuklarımız kaldı. Neyseki yakınlarımda o manzarayı görmedim gerçekten velilere müdahil olurdum.