Doyuma ulaşmış bir platform, 30-40 yıldır oyuncu olan insanlar, rolden role atlıyorlar, yeni yüzler hemen 0 dizilerin başrolü oluyor, 1 hafta içinde çekme, düzenleme ve yayınlama zahmeti, geceli gündüzlü çalışmalar, eğer senarist akıllıysa sezon tatillerinde senaryo stoklar, akılsızsa 1 haftada bir de senaryo yazmaya çalışır. Vs.vs.
Seri üretim olarak dizi üretiliyor ülkemizde. Sonuçta insanlar bundan da ekmek parası kazanıyor, örneğin x oyuncusu yıllardır oyunculuk yapıyor, misalTamer Karadağlı, adam televizyonda başladı, ömrü televizyonda geçti. Hatta hep aynı dizide geçti. Şimdi yaşlandı, Allah gecinden versin, ölebilir de. E bu adam bu işi sanat için mi yapıyor oluyor?
Yurtdışındaki diziler 3 bölüm oluyor, 13 bölüm oluyor, 33 bölüm oluyor. Ama konusu dahilinde oluyor.
Onların da batırdıkları diziler var mesela TWD artık batırdıkları bir dizi bana kalırsa, bir şeyi uzatmanın manası yok, bitir farklı bir konseptle geri dön.
Aynı şekilde La Casa Da Papel de öyle, muhteşem bir final yaptıktan sonra 'aabiii parayı bulduk altın yumurtlayan tavuk kesilmez, devaaam devam devam' kafasıyla çekmeye geri döndüler.
Bu zihniyet platforma zarar verir düşüncesindeyim.
Arka sokaklar mesela, kat trilyon bölüm oldu, cidden seriyi düzenli takip eden var mı? örn artık hangi günse, cuma perşembe neyse akşamı açıp arka sokaklar başlıycak gidiyim de izleyim diyen var mı? Denk gelirse anca belki, kısa bir süre. Zaten hikayeye de hakim olamıyorsun.
Kısacası eğer sinema sektörü sanatdan ekmek parasına geçerse, kalite düşer.
Eski kemal sunal tarzı filmlerin oyuncularını dinlediğinde, özgeçmişlerine baktığında, adamların çoğu aç, bankta yatanlar var, evsiz olanlar var. Amaçları ortaya bir eser çıkarmak, ay başı para almak değil.
Türk dizilerinin konsepti ise ayrı bir yıkım, Türk aile kültürü, gençlerin bol olduğu ve saygılı olduğu, yaşlıların ve orta yaşlıların ise idare, hakimiyet gücü olduğu, saygın olduğu bir sistem. (bknz. Büyüklerimin ellerinden, küçüklerimin gözlerinden...) Ama şuan öyle bir hale geldi ki, zenginliğin, çıplaklığın, 6'lı 7'li yasaklı, gizlili ilişkilerin rol model yapıldığı dizi konseptleri tavan yapıyor.
Acı dram sıkıntı aşk, bunlar ön plana çıkıyor.
Türk halkının yaşlılarına (50+ üstü ve anadolu kafası olan insanlara) bu tarz dizileri izleterek onların beynini aile yapısından uzağa taşıyorlar, yaşı geçmiş adamlar televizyonda milletin önüne gelenle evlenebildiğini görüp azıp televizyonlara karı aramaya çıkıyor, kadınlar zaten beyinleri yıkanmış gibi bunları izlemeye başlıyor. Anadolu insanının edebini, adabını ve ahlakını yıkıyorlar.
Genç kesim zaten bu yıkılışta doğduğu için bu diziler onları kesmiyor, onlar da gidip bir üst versiyonu olan s.x, uyuşturucu, aşk dizilerinin karması olan platformlarda bir üst versiyonu izleyerek, kendilerinden sonra gelecek olan nesil için ortam hazırlıyorlar.
Bugünün gençleri, yarının yaşlıları olduğunda, sizin açtığınız televizyon & yerli dizilerden sıkılmadınız mı konularını, çocukları ve torunları 'netflixTen sıkılmadınız mı, aksiyon filmlerinden sıkılmadınız mı' tarzı topiclerle ifade edecekler.
Halimiz 'bence' harap.