kardeşim öncelikle geçmiş olsun. arkadaşlar önerilerde bulunmuşlar, ben de kendi başımdan geçeni anlatayım. türkiye'de pek çok farklı şehirde farklı fiziksel efor gerektiren işlerde çalıştım. ama her seferinde bu "para alamama" durumunu yaşadım. barmenlik, garsonluk, reklamcıda çalışmak, internet cafede ana masada durmak gibi bir sürü farklı bölgelerde çalıştım ama paramı söyledikleri vakitte alamadım, çalışma saatlerim her seferinde söylenenden daha uzun bir hale geldi, şu oldu, bu oldu ekstra mesaiye kaldım, izinsiz çalıştım bilmem ne.
artık bu durumdan da tamamen yıldığım için internet işleri kovalamaya karar verdim, bir süredir. çünkü işverenler, işçilerinin emeğinin karşılığını teri soğumadan vermeyi bilmiyorlar. taksimde, silivri'de hala daha paramı alamadığım cafe işletmeleri var. bir tanesinin bana 2015'ten 250 TL vereceği var, silivri'de 400 TL duruyor. 2014 yılında çalıştığım reklamcı, asgari ücretle anlaşmıştım, adam haftalık 100 lira olarak 200 lira verdi 2 hafta çalışmama, o da aylar sonra.. bu ahlaksız reklamcı sürekli para yok para yok deyip duruyordu ama o sıra seçim dönemiydi, kimi günler gece 1e, 2ye kadar siyasi minibüs, araba kaplıyorduk ve bayaa para kaldırıyordu. kendisi her gün marlboro içiyordu ama biz işçilere gelince para vermiyordu. ne kadar alçak bişey bu,hayatta daha alçak, daha küfür hak eden insanlar tanımıyorum, işçilerine paralarını vermeyen, eksik veren, işe başlangıçta yanlış söyleyip, başladıktan sonra başka şeylere kalkışan.. daha sonra bu reklamcı olan adam kanser olduğunu duydum.. üzülmedim tabii.
uzun lafın kısası,bizim türkiye'deki gençler olarak farklı programlar kullanmayı tam olarak öğrenip, bağımsız, freelancer işlerden güzel paralar kazanmamız gerekiyor..