Biraz araştırırsanız orası Harem-i Şeriftir.
Müslüman olmayan giremez kabe nin etrafıda mescid gibidir harem alanı mescid sayılır .
Mekke'ye Milkat mahallerinden İhrama girerek girilebilir sadece, Zaten direk erişim de yoktur ya ciddeden ya Medine'den giriceksiniz.
Orası sizin dünyanın herhangi bir yerindeki gibi uçağa atlayıp gidebileceğiniz bir yer değil.
Şimdi gelelim asıl konuya adamlar İslamiyyetin kıblesini tartışma konusu yapmak için böyle bir başlık açıyorlar , Bizi dinimizden öylesine soyutladılar öylesine kopardılar ki şu başlığın altında bile müslümanlık aleyhine yazılar görebiliyor yahut Kabemizi tartışabiliyoruz.
Dinimizin gerçek olduğunun ıspatı Kuran-ı Kerimdir.
Yalan dolan demek kolay , Zaten inanmadığınız an yasaklar ortadan kalktığı için daha kolay geliyor size.
Oysa Kuran-ı Kerimde 1400 yıl önceden öyle şeyler söylenmiştir ki bugün sizin modern bilim dediğiniz adamlar yeni yeni bulabiliyorlar bu hakikatleri.
Bir örnekle perçinleyelim ?
“Göğü biz çok sağlam bir şekilde bina ettik. Şüphesiz onu genişleten biziz.”
Zariyat suresi 47. ayet
Kuran-ı Kerimin 1400 yıl önce söylediği gerçeği 1929 yılında Edwin Hubble yaptığı keşifle ancak bulabildi.
bunun gibi onlarca var daha ..
Orada gökten kasıt atmosferdir. Yani gözle görebildiğiniz gökyüzü. Bulutların hareketini açıklamak için genişlediği söylenmiştir. Çünkü o dönemde bilinmiyordu. Uzayla bir alakası yok.
“Hem dünya hareketiyle sizi sarsmasın diye, yeryüzüne sabit dağlar koydu. Amaçlarınıza ermeniz için ırmaklar, geçitler yerleştirdi.” (Nahl, 16/15)
“Yerin insanları sarsmaması için oraya dağlar yerleştirdik. Maksatlarına ermeleri için orada geniş yollar, geçitler yaptık.”(Enbiya, 21/31).
“O gökleri, gördüğünüz gibi, direksiz yarattı. Yere de, sizi sarsmaması için, ağır baskılar, yani ulu dağlar koydu ve orada her türlü canlıyı üretip yaydı. Gökten de bir su indirdik, orada her güzel çifti yetiştirdik.”(Lokman, 31/10).
Dağlar ile ayetlere de bakarsan dünyanın sarsılmasını engellemek için yaratıldığı var sayılıyor. Fakat arap yarımadasında volkanik dağlar olmadığı için aslında sarsıntıların bazılarının sebebinin volkanik dağlar olduğu bilinmiyordu. Ayrıca dağların tektonik depremler karşısında dağların herhangi bir engelleyiciliği yoktur.
Suyun göklerden indirildiği söyleniyor fakat , su yer yüzünde oluşup , buharlaşarak gökyüzüne çıkar. Sonra tekrar gaz fazından sıvıya dönüşerek yağmur olarak yağar. Yani su gökten indirilen birşey değildir.
O dönemde gözle görülen doğa olaylarını biraz süsleyerek inandırıcılık katma amacı güdülmüştür. Bazı ayetlerde kelime benzerliği yüzünden çarpıtılarak 1500 yıl öncesinden söylenmiş diye lanse edilmektedir. Aslında gökyüzünü yani atmosferin genişlediğini söylemesi yanlış bir bilgidir fakat uzay olarak yorumlayınca gelecekten haber veriyormuş gibi gözüküyor.