Adamlar Kâbe'yi tartışmaya açıyor, bunda da başarılı oluyorlar. Hadisleri tartışmaya açıyorlar, ayetleri tartışmaya açıyıorlar. Tartışmaya güya, sözde Allâh kelamı hakkında bir şeyler bildiğini zannedenler de katılıyor. Kimsenin dinini tartmak benim haddim değil, hesap sorucu ben değilim, hesap günü herkes kendi hesabını verecek ama merak ediyorum da; şurada Kabe'ye dil uzatılmasına hoşgörüyle yaklaşan kaç kişi o Kabe'ye yöçnelip de 5 vakit namazını kılanların arasında? Merak yani, gerçekten. Namaz kılıp kılmamanızın, dininizin bekçisi değilim de, mesele anlaşılsın için bu merakımı dile getiriyorum. Bu safsatalar dine bağlılığı zayıflamış müslümanların aklını bulandırmak ve onları daha çok din dışına itmekten bşka bir şeye hizmet etmez.

Kur'ân'da açıkça belirtildiğine göre Hazreti İbrahim'den bu yana aynı yerdedir. Hatta ewski kaynaklarda aktarıldığına göre Hazreti İbrahim, onu Hazreti Adem'in inşasından kalan temelleri bulduğu yerde inşa etmiştir. Hazreti Nuh'dan bu yana tüm dünyayı etkisi altına alan bir tufan olmadı, dolayısıyla o bazılarınızın yok, bazılarınızın var dediği tarihi kalıntıların bugüne ulaşmasından öte, o zamanki medeniyet ile bugünkü medeniyet arasında haber açısından bir kopukluk yok. Kabenin Petra olması safsatalarının içi tonlarca yalan, dolan, ve o çok bilmiş 3 kitap okumama deliline ortak olacak kadar cahilane uydurma veya zanlarla dolu. Din, din dışı kaynaklarla anlaşılmaz. Senin ananı babanı başkasından öğrenmen için onlardan kopmuş olman lazım, o zaman onlar hakkında söylenenlere inanırsın. Az akıl sahibi olun.

Dinime söven gavur olsa diye bir laf var ya... Burada hepsi karışmış birbirine. Adamın Kabesinin Kabe olmaması, kitabının Kur'ân olmaması ihtimali, Kur'ân'ın değişmiş olabileceği ihtimali falan hoşuna gidiyor resmen.