Tüm günümü beraber geçirdiğim, minik dostum; aynı zamanda da çalışma arkadaşım. İsmi Tarçın, 3 buçuk yaşında. 3 senedir benimle birlikte. Bayramda, tatilde bir yere gideceksek dahi asla yanımdan ayırmam. Ona bir şey olsa dünyaları yakarım.
Onu ilk gördüğümde bile sanki bir bağ kurmuştum. Petshop'ta ki kafeste tüm kuşlar üst tüneklerdeydi, ama Tarçın kafesin en alt köşesinde durgunca bekliyordu. İlk gördüğümde tıkanıp kalmıştım ve en sonunda onu almıştım. Petshopun sahibi istersen başka bir kuş seçelim ona garanti veremem hasta, ömrü az olur ölebilir dedi. Çok üzüldüm ama yine de Tarçın'ı tercih ettim. Yakın zamanda bir adet daha ona arkadaş sahiplenmeyi planlıyorum.

Tam 2 kez camdan dışarı kaçtı ama "Tarçın" diye seslendiğimizde geri geldi.

En güzel ve kötü günlerimde her daim yanımda oldu. Her şeyimi ona anlatırım, neredeyse her şeyimi bilir.
Sürekli güzel sesiyle bir şeyler öter, aynı zamanda birkaç kelime ezberledi. Onunla oynadığım sıralar söylüyor ve WhatsApp'ın bildirim sesini yapabiliyor.

Kendisini sevdirmeyi çok seviyor, mause ile uğraşırken yanağını hep parmak ucuma sürtüyor.

Birde bugün ki videosunu atayım, bugün biraz yoruldu çünkü çok oyun oynadık.

https://www.youtube.com/watch?v=u8lDKoROO44



Ana prensibim; "insana, yaradılana" saygı. Bu olduğu sürece sevgi de beraberinde gelecektir. Canlıları sevin. Onlara ve kendinize iyi bakın.
(Konuyu açma sebebim insanların kuşlar hakkında ön yargısı var, kesinlikle kırsınlar bu ön yargıyı. Kuşlar çok uysal, evcil ve insancıl hayvanlardır. Aynı zamanda kedim var ancak inanın kuşum kedimden daha bağlı bana. Sahiplenilmeyi bekleyen onlarca canlı var. Eğer gereğince ve güzel şartlar altında bakabilme şansınız varsa değerlendirin derim. Şuan belki ne demek istediğimi anlamamış olabilirsiniz ancak inanın özellikle de hayvanlarla özel bir bağ kuruyorsunuz aranızda. )

Herkese keyifli akşamlar, geceler dilerim.