Hocam bende kısmen sizle aynı gorusteyim ama konu sahibinin asıl sıkıntısı bence şu şekilde olmuş. Bugün 1milyon istedi ve ben yapabilecek gucteyim. Ama 1 sene sonra 10 milyon derse yapamam. Yani BTK diyor ki aslında tamam sen çok oynadın, şimdi sıra büyük şirketlerde. Mesele 1 milyon değil, 2 sene sonra 20 milyonda denebilir. Ucu açık bir sistem. Yine de çoğu düşünceniz benim için de doğru. Güzel yazmissiniz.
Hocam eğer senin karşılayamayacağın bir koşul öne sürülürse ve haksız olduğuna inanıyorsan dava açarsın ve o zaman şirketini savunuyorsun demektir.
1 milyonluk sermaye şartı karşılayabilen için büyük bir avantajdır, bunu kaldırmak için dava açmak yerine şirketinin faydası için savunmak gerekir.
Çünkü küçük rakipleri kaldırıp sana piyasada büyüme imkanı verir.
1 milyon sermaye şartı da gayet makul ve 3 yıldır dava sürdüğünü söylemiş arkadaş ve sermaye şartı 10 milyon olmamış.
Arkadaş söylemiş arabasını satıp bu işe girenler olmuş, bazı işlerde küçük merdiven altı işletmeler tüketiciyi mağdur ederler.
İletişim, finans gibi konularda minimum sermaye şartı getirilmesi bence yanlış bir uygulama değil.
Üstelik 3 sene önce dolar 3 liraydı bugün 6 liraya yaklaştı.
Yani arkadaş kendine doğrudan mağduriyet yaratmayan bir konuda maliyeti yüksek bir mücadeleye girmiş.
Düşük ihtimalli bir zarara karşı mücadele için kamu kurumlarından müşteri kaybı, 1,5 milyon lira kaybı ve 3 sene mücadele bence değmezdi.
Bu kişilik meselesi, bence arkadaş böyle durumlardan haz alan bir insan.
Kendine göre bir haksızlığa karşı mücadele edip kazanmak ona psikolojik bir haz veriyor olmalı ki, 3 sene ve 1,5 milyon kaybettikten sonra hala doğru yaptığını düşünebiliyor.