ss190634 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Bu bahsettiklerinizi bende düşündüm. Şuan Ev Kredim var 7 Yıl daha Ödeyeceğim. Kredim Bittikten Sonra Çorumda güzel bir ilceye yerleşip hayatıma orada devam etmeyi düşünüyorum.(Bu Arada Size Yemek sözüm var müsait bir zamanda arayacağım hocam)
Bizim 18 ay kaldı hocam. Yemek sözünüzü unutmuş değilim

digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Doğalgazlı bir köy yaparlarsa ben de düşünebilirim )))
Ama şu soba yakma, külünü dökme, su ısıtma olayı bile benim için angarya ))
Şehrin sağladığı konfora çok alışmışız hocam.
Köye kırsala kaçıp dinlenmek benim için de sakinleştirici güzel bir deneyim.
Ama bir kışı köyde geçirebileceğimi sanmıyorum )))
Ya da iyi bir karadeniz kızı ile evlenmem lazım. Şöyle güçlü kuvvetli, sobayı yakacak külü dökecek, odunu kıracak türden )))
Değerli hocam. Artık teknoloji çağındayız. Direkt odun kullanacak değiliz ki. Elektrik üretimi için güneş panelleri, ısıtma için ise ısıtıcılar var (yine güneş enerjisi). çamaşır makinamız da olacak fakat bulaşıklar elde. Isıtma için ise soba, olmadı şömine sistemi ile kombi sistemini birleştirerek ısıtmayı gerçekleştirebilirim Aklımda delir sorular ve bu soruların daha deli cevapları var

Kendimizi orada internet üzerinden geliştirmekte hiçbir yanlışlık yok değil mi. Mesela sulama sistemini nasıl geliştirebilirim, topraksız tarım ve balıkların gübresini nasıl daha verimli kullanabilirim diye sayısını bile sayamayacağımız bilgi var internette. Böyle bişeyi neden kullanmayalım ki. Daha öncede söylediğim gibi, teknolojiye aşığım ben onsuz yapamam. Teknoloji de sadece şehirde değil

kalitelihostorg adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Genel'de aşırı istanbulun stresini çeken kişilerin %90'ı bu kafa yapısındadır. Çoğunun planı emekli olunca deniz kenarı bir yerden bir yer alıp orada yaşamak.
Şöyle bir şey var ki , Bir zaman sonra insan sıkılıyor.

Kendinizi denemek için varsa bir tanıdığınız köyde vs bir yerde gidin 3 aylığına bu tarz bir yaşam deneyin. Eger sıkılmıyorsanız , sorun yoktur. Bu sayede tüm düzeninizi geçici bir heves için bozmamış olursunuz.
Bu tarz yaşamı köye gittiğimizde hep deniyoruz, tek eksiğimiz deniz onu da ayarlamaya çalışıyoruz

madredeus adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Kemer insana bunu hep yapar biliniz

Gördüğüm kadarıyla siz hayatın güzel yönlerini yaşıyorsunuz zaten, sadece henüz farkında değilsiniz

Kurgulamak istediğiniz yaşamla mevcut gerçeklikler ise pek uyuşmayabilir ne yazık ki, bunu tek değil tüm açılardan değerlendirerek söylüyorum. Ama insan yine de içine düşünce başkalarını dinler görünür ama egosu bildiğini okumak ister ve bazen inat için bile hayatını değiştirebilir.

Bu yüzden naçizane birkaç gerçekçi tavsiyem:

Düzenli para şart, değişmez kural hatta mümkünse bol miktarda gelir mal mülk olsun. Başlarda her şey tozpembe gelebilir ama sonradan perdeler kalkınca gerçekler acıtır. Oralara kaçıp kurtulma düşüncesine sahip olabilirsiniz ama oradan da kaçmak isterseniz ne olacak, bu yedek planı hazırlamadan taşınmayı düşünmeyin. Ya bir gün çok ciddi ve sıkıntılı bir durum olsa... Para şart.

Çocuklarınız büyüyünce sizinle aynı fikirde olacaklar mı? Erkeklerse hadi bir nebze ama kız çocukları ise gelecekleri sıkıntılı olabilir, onlar bu düzeni sürdürebilecek durumda olacaklar mı, ömür boyu bunu isteyecekler mi? Para şart.

Sosyal ve kültürel anlamda uzun vadede ciddi sıkıntı yaşama ihtimaliniz var, uyum sağlamak isteyip istemeyeceğiniz belli değil. Oradaki hayatınızı mumla arayabilirsiniz. Alternatif yaratmak için para şart.

Side'nin günbatımları müthiştir, orada elişleri satan bir teyze vardı ama sırtı hep denize dönüktü suratı asıktı bir gün kendisine "Ya teyzecim, arkanda dünyanın en güzel ve huzur verici manzaralarından biri var ama senin sırtın hep dönük yüzün asık, dön biraz rahatla gülümse üç günlük dünyada" dediğimde "benim onu görecek halim mi var, kırk türlü derdim var" demişti. Yani sorunlarınız arttıkça stresiniz artar, etrafınızdaki güzellikleri görmeniz zorlaşır, odağınız değişir. Para şart.

Bilmem anlatabiliyor muyum?

Sizin bana göre asıl odaklanmanız gereken kısım; 350 gün çalıştığınız işten şikayet etmek yerine daha fazla para kazanma yöntemlerini araştırıp daha çok kazanabileceğiniz ve zamanınızı ayarlayabileceğiniz bir iş oluşturmak ve kendi özgür zamanlarınızı yaratabilecek kadar zengin olmak. Gelirinizi artırmak seçeneklerinizi çoğaltır.

Siz hiç kendini bir sahil kasabasına ailesiyle birlikte kapatan milyarder gördünüz mü, göremezsiniz çünkü onlara her yer sahil kasabası
Hayatımız gerçekten çok güzel. İyi bir eşim, dünyalar tatlısı çocuklarımız var. Fakat rutin günlük bir yaşam ve hatıralarımız olmayan koca bir yılı geçirip, biriktirebildiklerimizle tatile geliyoruz.

Son cümlenizdeki cevabım evet

1000 kişi üzeri çalışanı olan bir abimiz fabrikayı satarak sahil kasabasına yerleşti. Nasılsın diye sorduğumuzda, "Hayatım yeni başladı, şimdi yaşamaya başladım" diyor ve bunu 1-2 yıl sonra söylüyor. Düzen oturtmanın ne denli zor olacağını biliyorum. Fakat bunu göze alıyorum. Eğer eşimle de soruları cevaplayabilirsek birlikte göze almış olacağız.

Asalsayi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Toprakta bulunan mycobacterium vaccae toprağı eşelediğimiz zaman havaya uçar ve hava yoluyla vücudumuza sızar, bunu fark eden beyin ise serotonin salgılayıp kendini korumaya alır. Bu sayede stressimiz azalır ve keyifle yaşarız. Benzer iş planlarını hazırladım ve diğer yandan çocukları şehirden ve büyük ebeveynlerden koparmamak için Silivri'den arsa aldım. İnsanlara gıda satmak biraz ağır geliyor. Geçmişte köyde babama yardım ederken örnek olarak inekleri gdolu yemle beslemek vicdanımı hamur gibi yoğurmuştu, buğdaya ise glifosfatlı ot öldürücü zehir atılması çocuklarda dna bozukluklarına neden olup kanser tipi rahatsızlıklara neden oluyor. Artık her çocuğun anasının karnından hasta doğmasının önemli bir sebebi maalesef buğday > un > ekmek tüketimi. Diğer husus ise İstanbul'daki susuzluk riskine karşı törenle Melen su çalınması. Şehirde tüket sonra gel "organik gıda " derdine düş. Derin bir çıkmaz.

Sonucunda Silivri'deki arsa üzerinde bir hizmet işi bir de yazılım - elektronik işleri yapmak için uğraşmaya devam ediyorum. Çocuklar tabiki yaşamsal işlerden bir kaçını benimseyip sorumluluk sahibi olsunlar. Pekmez gibi uzun süre kaynatılması ve hmf riski taşıyan gıdaları üretirken fabrika tipi üretimle ( vakumlu kazan ) daha sağlıklı, daha az enerji maliyetiyle üretim yapabilirsiniz.

Kırsal'da özellikle Anadolu'da hiç genç insan kalmadı. Gün içinde ufak tefek komşuların işine koşsanız yine günlük 100-200 TL nafaka çıkar. Lambader, sirke, jöle vs. Tüm yapabilec aeklerinizden markalaşabilecek, şirketleşebilecek,ihraç edebilecek olanı seçip çocuklarınız için çocuklarınızla birlikte güzel bir gelecek oluşturabilirsiniz.

Şimdiden hayırlı olsun, tebrikler.
Yazdıklarınızı dikkatle okudum ve kafamdaki birçok soruyu iki kelimeyle cevaplamış oldunuz. Çok teşekkür ederim cevaplar için.

Kendimizi idare edecek kadar bir gelecek hazırlayabileceğimiz iş yapacağız inşallah.