Şimdi insan dediğimiz canlı diğer canlıların ve özellikle ebeveynlerinin kopyasıdır ( replika ). Bunu düşününce çocuklarınız kırsalda dünyaya açık, meraklı ve sosyal hayata aç yetişme ihtimalleri yüksek. Ben de yarı zamanlı köyde yaşayarak büyüdüm buna rağmen 15-25 yaş arası dünyanın bir yerine finger atmaktan geri durmayıp sürekli gezdim.Yani bu kanımca dengesiz sosyalleğin oluşturduğu obez ruhun sonucunda olan bir davranıştı.
Diğer yandan bizim ülkede çocukların çoğunluğu ne yazık ki yarım ömür yaşıyor.
* Ebeveynin sana çevre mirası bıraktı mı ? ( dengeli insanlardan oluşan bir çevre ebeveyn kaybından sonra bile çocukların hayatlarına pozitif etki yapmakta , kırsalda biraz zor )
* Ebeveynin çalışma kültürü kazandırdı mı ? ( Kırsalda çok kolay ama para kazanma - ticaret üzerinden - kültürü bırakmak biraz zor ; yine kendisi uzun ve zahmetli bir yoldan öğrenecek )
* Ebeveynin sana maddi miras bıraktı mı ? ( Babamın anısına arsayı, kırsal evini satamadım.. Kırsalda da bir şey bırakmadılar ki)
* Ebeveynin sana iyi bir eğitim sağladı mı ? ( Kırsalda çok zor, lise - üniversite çağına gelince yeniden şehire göçme )
Bu maddeleri sağlarsanız çocuğunuz emin olun 1 ömürden fazlasını yaşar ve öncelikle kendine sonra yakın çevresine sonra ülkesine sonra tüm insanlara faydalı olması daha yüksek ihtimalle gerçekleşir.
Diğer türlü üni okumaya yalnız gitsin, olmadık hatalar yapsın, kırsaldaki baba bir güzel borç ve manevi değeri yüksek miras bıraksın vs. Sonrasında 30 yıllık çalışma ömrümdeki 4 yıllık kazancımı sadece kırsaldaki babamın borçlarını ödemek için çöpleştirmek zorunda kalayım. Kimi zaman bir sorunun %99'unun çözüp son ve en önemli adımı atacakken danışabileceğim bir gün görmüş, kallavi bir amca olmasın çevrem de eblek gibi ergen halimle çok önemli kararlar alayım.
Kırsala gidin sağlıklı beslenme, huzur, mutluluk, öz bir hayat için ama bu gidişleriniz modern dünyanın sorumluluklarını engellemeyecek kadar sürmeli ve şehirdeki bağlantılar asla ama asla kaybedilmemeli.