Nasıl geçineceksiniz v.b. sorularla ilgili olan kısımlar aslında işin teferruatı. İstediğiniz yaşam gerçekten bu mu yoksa sadece tüm sene yoğun bir biçimde çalışıp sonunda 2 hafta koştur koştur tatil yapmak deşarj olmanız için yeterli gelmemiş olabilir mi bunu tespit etmek gerekiyor. Güzel bir sahil kasabasında yaşam teoride çok ideal gibi görünmesine rağmen, herkesin karakterine uygun olmayabilir.

İstanbul'da merkezi sayılabilecek bir semtte oturuyorum hatta oldukça kalabalık ve gürültülü bir yerde. Bodrum taraflarında da sakin ve güzel bir sahil kasabasında geniş bahçeli bir yazlık evimiz var ve yazları ortalama 2-3 ay kadar orada kalıyoruz. Her sene kasabanın kışlık nüfusu daha da artmış oluyor çünkü özellikle İstanbul'dan çok göç alıyor. Bu sene oturup komşularımızla konuştuğumuzda, kışın da orada yaşıyor olmaktan ne kadar mutlu olduklarını kendi kulaklarımla duydum ve gözlerimle de gördüm ama siz de burada kalın bence İstanbul'u bırakın artık diye teklif ettiklerinde bile boğulacak gibi oldum. İlk 1 belki 1.5 ay kadar çok keyifliydi bu sene, sonra da bitse de gitsek diye baktım. Nitekim okulların açılış tarihini beklemeden, geçen hafta "aaa yeter yahu" artık deyip apar topar döndüm. Uzun zamandır biliyordum zaten ama bu sene bir kez daha anladım ki her ne kadar bazı şikayet ettiğim yönleri olsa da ben şehir insanıyım ve aksi bir yaşamdan tatmin olamıyorum. Yaz aylarında bir kaç dinlendirici ve sakin hafta güzel oluyor ama daha fazlasından çok sıkılıyorum ki mütemadiyen uğraştığım 2 tane çocuğum, yanımda eşim ve her daim beni meşgul tutabilecek bir işim olmasına rağmen durum böyle. Kısacası ne istediğinizi biliyorsanız, geri kalan teferruatlar hallolur ancak radikal bir karar vermeden önce istediğinizin gerçekten bu olup olmadığından emin olun bence. Egeye göç edip sonra nasıl geri döndüğünü bilmeyen pek çok arkadaşım olduğu gibi, senelerdir oralarda mutlu mesut yaşayan tanıdıklarım da çok sayıda var. Kişiden kişiye aile yapısından yapısına çok değişiyor.