Harika bir konuya parmak bastınız. Büyükbabam (Allah rahmet etsin) küflü peynirle, kupkuru ekmekle çay seti yapardı. Sabahın karanlık saatinde yola çıkar, gittiği yerde gecelere kadar çalışırdı. Hep çalıştı. Sonra ne oldu. Yaptığı araziler yüzünden çocukları kavga ediyor. Ben ondan sonraki 2. kuşak oluyorum (Rahmetliyi saymazsak). Babam benim için çok çalıştı, didindi, karnımızı doyurdu, askere gönderdi, okuttu büyüttü... Ben ne yaptım. İstanbul'a geldim çalıştım çabaladım, annemi kaybettim, evlendim, boşandım oğlum oldu sonra annesi velayetini aldı...
Niye bunu anlattım. Büyükbabam sizce benim böyle bir hayat sürmemi ister miydi? Peki babamın hayatının zor olmasını istedi mi? O kadar çalıştıktan sonra babama çalışacak birşey kaldı mı...
Demem o ki, hayatta herkes bir şekilde hayatına yön veriyor. Eşim 6 yaşından beri okuyor çalışıyor ve para biriktiriyor. Hala çalışacak, para biriktirecek ve kendini geliştiricek ta ki son nefesine kadar.
Ellerinden öper eski eşimden bir oğlum ve yeni evliliğimden ikiz kızlarımız var. Onlar da (Allah o günleri göstersin) büyüyüp evlenirse çocukları için çalışacak çabalayacak sonra onun çocuğu da... Bu çark durmayacak.
Zamanımız olsun diye aldığımız bulaşık makinası için yaklaşık 3 ay, çamaşır makinası için 3 ay tv için 3 ay ekstradan çalışıyoruz. Sonra bakıyoruz ki, eskilerin bu saydıklarımın hiçbiri olmadığı halde oturup sohbet etmeye zamanları olurken biz niye kimseyle iki kelime etmeden günümüz bitiyor.
İnşallah ömrüm olursa bunun öyle olmadığını size ispatlayacağım

tabi eşimle ortak bir karar verebilirsek. Değerli yorumlarınız için minnettarım.