Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
İşi gücü bırakıp bazen bende aynı şeyleri düşünüyorum ama nedendir bilemiyorum bir şeylere karşı sorumluluğum olduğunu, bazı şeyleri yapmam gerektiğini* anlıyorum.
*:Kıyıda köşede bir baraka, ev, prefabrik oda vb. almak için de belli bir bütçe gerekiyor. Şimdi elime baltayı alıp ormana gitsem kendi barakamı, evimi yada neyse artık kuramam mutlaka şehire gidip bir şeyler almam, en azından avlanmayı yada besicilik (örn: tavuk) yapabilmem için hammaddem olması lazım, ama yok. Bunun için şehire gidilecek, alınacaklar alınacak düzene girilecek. E bakıyorsun insanlar iş güç sahibi bir şekilde adapte olmuş ben neden ormana gidip temiz havaya, temiz doğaya karışayim diye bu sefer ters düşünceye kapılıyorsun. Tamam borç yok iş yok ne bileyim sinir stres yok tek düşünebileceğin o gün karnını nasıl doğuracağın. Ama gelecek adına, ailenin veya çocuklarının geleceği adına ne yapmış olacağız ki? Bir süre sonra artık sürekli aynı çevreyi görmek de insanı derin depresyona sokar diye düşünüyorum. Tamam ölümüne, hastalığına, sağlığına evleniyoruz ama her gün aynı kişiyi görmek her saat aynı kişiyle sohbet etmek o kişiden soğutabilir bir yere kadar uzakta yaşanabilir sonrası illa ki insana muhtacız. O nefret ettiğimiz şehir hayatına, stresine, sinirine muhtacız. Nasıl ki insanlar anne sütüyle besleniyor doğduklarında, biz de şehir hayatının siniriyle, stresiyle besleniyoruz çünkü alıştık artık.
Ben 1 aylığına bahçede kaldım İzmir/Menderes tarafında bildiğin dağa yakın, uzakta bir yer. Kafayı yiyecektim sessizlik yüzünden. Çünkü alışık değilim, beynim alışmış gürültüye, sese. Televizyonun sesini sonuna kadar açıyordum mesela gürültü olsun diye yoksa uyuyamıyordum.
Siz ne düşünürsünüz bilmiyorum ama ben böyle düşünüyorum