Her işin hata payı vardır, bu hata payı sektöre göre de değişir.
Aracına lastik alırsın 3.000 km'de aşınır gider, bunu sadece ve sadece 100 yıldır lastik üreten fabrika yapar. Bu tarz hatalar olabilir. Örnek olarak temizlikçi randevu saatinden önce veya sonra ulaşabilir çünkü yolda kazalar, otobüslerde sorunlar çıkabilir. Bu gayet normal.
Anormal olan temizliğe gelen kadının alkol alıp sızması. Bunun ihtimali kanımca milyonda 1'dir yani hırsızlık ihtimalinden oldukça düşüktür.
Şu şikayet var'a bir de n11 veya gittigidiyorda satış yapanlar müşterilerini şikayet için yazabilseler; giyim mağazarlarının çalışanları, tekonoloji mağazalarının, a101,bim,şok vb. tüm çalışanlar müşterilerini.
Müşteriler taksicileri > otobüs şoförleri yolcularını > öğretmen abuk subuk baskı yapan veliyi > çocuğunu hatalı yetiştiren ebeveyni > elindeki çöpü yere gelişi güzel attıktan sonra beni görünce " selamın aleyküm " diyen süzmeyi > enflasyonu hesaplayan kurumu vatandaş şikayet edebilse > yalan haber yapan tvleri şikayet vara yazabilsek > eski albümünü olduğu gibi kopyalayıp yeni albüm yapıp " telif isterim diyen salağı" şikayet vara yazabilsek. Emin olun o zaman hem şikayet etmekten hem de hakkımızda yapılan şikayetleri cevaplamaktan işimize yapacak vaktimiz kalmaz.
İnsanlar oy verdiği, vergisini, sokağını, evine gelen suyun kalittesini emanet ettiği millet vekilini, belediye meclisindeki üye elemanı tanımaz ve ona yaşadığı onca zorluktan sonra hala oy verirken eline geçen +3 kr ile aldığı hizmet esnasında kralcılık oynamayı çok sever. Bu şartlarda yazılan şikayetleri hiç umursamam, şikayet etmem. Yolda elindeki çöpü yere atıp selam veren amcaya " aleyküm selam" dedikten sonra çöpünü alıp onunla 50 metre yürüyüp suratına bakarak " amca okulda öğrendiğini unutmuşsun, bu çöpleri çöp kutularına atıyoruz " diyerek denk gelince uyarırım.
Girişimcilik ************** mı? Sorusu ne kadar itici, ne kadar üzücü. Eleman onca yolsuzluk, israfa rağmen 3-5 kr. biriktirip vatandaşın sırtına yük olmadan girişimini yapsın. Gece gündüz çalışsın sonra da internet konulu forumda birisi "girişimciliğin adı d...cılık olmuş" diye başlık açabilsin. Gerçekten çok ücüzü.
Görüşünüze saygım var. Ama yazdıklarımı yüzeysel okumuşsunuz.
Tabii ki şikayet edilecek çok şey var. Firmalar da müşterilerini şikayet etse neler çıkacak neler ama tüketici şikayetleri ile firma şikayetleri farklı. Genel de bilinçsiz müşteriler yüzünden firmalar şikayetçi olabilir. Okumadan, aramadan sormadan en önemlisi bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan müşteriler yüzünden sıkıntı yaşanır. Fakat firmalar bünyelerinde profesyonel elemanları barındırıyor ve barındırmak zorunda. Müşteri tahsilsiz olabilir, okur-yazar olmayabilir, yazılanı anlayamayabilir, ama firmalar müşteriye destek olmak zorundadır. Art niyetli olanlar yok mu illa ki var. O da kendi ayıpları.
Alkollü kadın örneği sadece tek bir örnek. Dikkatimi çektiği için paylaştım. Ama yine aynı konuda genelde müşterilerin temizlikçilerden özensiz temizlik yaptığına dair şikayetleri olduğunu da yazdım. Ve bunlar sadece tek tük değil onlarca yapılmış şikayet.
Girişimcilik d.olandırıcılık mı sözümü de yanlış anlamışsınız. Maalesef sözde girişim gibi gösterilmeye çalışılan fakat arkaplanda insanların hiç de memnun olmadığı, aynı konuda onlarca şikayetin olmasına rağmen çözüm geliştirmek yerine kazanca ve ciroya odaklanıldığı konusuna dikkat çekmeye çalıştım. İşini hakkıyla yapanlara lafım yok. Baş tacı onlar. Yolsuzluk yapılıyorsa, birileri ceplerini dolduruyorsa bunu girişimle kıyaslamak ne kadar mantıklı bilemedim. Sonuçta kamu yararına iş yapmıyorlar. Devletin vereceği hizmeti daha ucuza daha kaliteli vermiyorlar. Bunlar birbirinden ayrı konular. Her konuya da yolsuzluğu rantı sokmak moda olmuş gerçi.
İlmin karşındakinin anladığı kadarmış derlerdi şimdi anladım