Dinlerin açıklayamadığı karanlık alan bıraktığı bir yer var.
Gaybı ancak Allah bilir.
Bunu her din kayıtsız şartsız kabul eder.
Evren yaratılmadan önce henüz daha dünya denilen gezegen bile ortada yokken yaratıcı, bir insanın cennete veya cehenneme gideceğini biliyor.
Biliyor çünkü geleceği de senin hakkında ne olacağını da yazan O.
Yani yaratıcının emriyle dünyaya gelmiş bir insan, O'nun yazdığı kaderin dışına çıkabilir mi?
İnsanın gücü kudreti ne ki de sonunu bulamadığımız evreni yaratanın bizim için yazdığı kaderin dışına kendi çabasıyla karşı çıksın.
Hangi din olursa olsun, eğer dinlerin gereğini yerine getirerek birisi sana cennet vadediyorsa bilki Allah'a karşı gelen odur.
Çünkü yaratıcıdan daha mı iyi bileceksin bir insanı ne yapacağını (yakacağını veya cennete koyacağını).
Özgür irade denen şey de saçmalıktır.
Eğer irademiz özgür olsaydı, yaşayacağımız ülkeyi, annemizi babamızı seçebilirdik.
Afrikada kıtlığın ortasına doğan veya şuan suriyede savaş ortamında yeni doğan çocuklar özgür iradesiyle mi seçtiler o ülkeyi?
Her insanın iradesi yaşadığı ülkenin ve ailenin durumuyla sınırlıdır.
Dünya yaratıcının koymuş olduğu evrensel kanunlar çerçevesinde devam ediyor.
Her din ise dünyanın kötü gidişatını kurtaracak bir mesihe ihtiyaç duyar.
Mesihin gelmesini beklemek bile Allah'a karşı gelmektir.
Allah'ın kurduğu düzeni beğenmeyip bu düzeni mesih düzeltecek demek Allah'a karşı isyan etmek değildir de nedir?
Gerçek teslimiyet diğer insanlara hiç zararın dokunmadan bu dünyadaki yolculuğu yapıp çekip gitmektir.
Sonra sana ne olacağını, herşeyi yaratan yaratıcı, gelmiş geçmiş her insandan çok daha iyi bilir.