Çünkü hristiyan dünyasının ruhban sınıfı halkın cehaletini sömürürken bir Martin Luther çıktı ve halkın din konusundaki cehaletini yıkacak reformu yaptı, islamın ruhban sınıfı ise bu reform hareketinden tecrübe kaptı ve bir Martin Luther'in de müslümanlar içerisinden çıkıp kendilerini arka plana atmasını istemedi; bunun üzerine hadis ve sünneti uydurup tefsirciliğe kalkıştılar, Kur'an bir çok ayetinde apaçık olduğu belirtilen bir kitap olmasına rağmen sözde alimler "siz Kur'an'ı anlayamazsınız, bize ihtiyacınız var" algısını müslümanlara empoze edip dini şekillendirdiler. Hala pek çok islam reformisti hak dinin Kur'an'da olduğunu anlatmaya çalışsa da hepsi mürted, kafir damgası yiyor, Edip Yüksel gibi teologlar da aynı şekilde suikast girişimlerine maruz kalıp ülküsünü sürdürebilmek için başka yerlere gitmek zorunda kalıyorlar.
Müslümanlar Kur'an dışında her şeye sıkı sıkıya bağlılar, bu hataları dile getirilince lafı direkt "namazın nasıl kılınacağı Kur'an'da yazılıyor mu" diyerek Kur'an'ı yetersizmiş gibi gösterenlerin amaçlarına hizmet ediyorlar, sorgulamıyorlar.