digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Hocam aynen öyle.
Dini nedenlerle sakal uzatanları ve hipsterları bir kenara koyarsak sakal bırakmak bir rahatlık arayışı bir tembelliktir.
Sakal traşı olmaktan kaçacak kadar rahatına düşkün insanların işleri konusunda da aynı rahatlık peşinde koşma ihtimalleri yüksektir.
Askerde saç sakalı serbest bıraksalar askerlerin kaçta kaçı sabah traş olur?
Ben söyleyeyim %99'u 10 dakika fazla uyumak için günlerce belki haftalarca traş olmayabilir.

Saç sakal ve kıyafet insanların özel hayatlarında elbette özgür tercihidir.
Ama saç sakal ve kıyafet sosyal ortama girilirken içine girilen sosyal ortama göre ayarlanmalıdır.
Saçınız sakalınız ve kıyafetiniz içinde bulunduğunuz sosyal ortama saygınızın doğrudan işaretidir.
İnsanların görünüşleri değil, karakterleri önemlidir saçma sapan bir ergen düşüncesidir.
Görünüş insanların karakterleri ile ilgili ciddi bilgiler verir.

Eğer siz saç sakal ve kıyafetin sizin özgürlüğünüz olduğunu, işvereninizin ve toplumun buna saygı göstermesi gerektiğine inanıyorsanız sizden iyi bir çalışan olmaz.
Çünkü bu sizin sosyal ortamda sizin hakkındaki görüşlerini umursamadığınızı gösterir, ve başkalarının sizin hakkındaki görüşleri sizin için önemli değilse bu ekip çalışmasına yatkın olmadığınızı ve iş performansınız konusunda da rahat davranacağınızın kanıtıdır.
Çünkü siz kendinizi iş ortamınıza uydurmak yerine, iş ortamınızın size uymasını bekleyen bir karakterdersiniz demektir.
Yani siz istediğiniz gibi giyinmek saç sakal bırakmak istiyorsanız ya kendi işinizi kuracaksınız ya da özel yaratıcılık yetenekleriniz varsa elemanlarının yaratıcı ve özgür olmalarını isteyen iş kollarında çalışmayı tercih edeceksiniz.
KOÇ grubu ve bir çok ciddi iş kolu kendine yaratıcı adam değil kendi sistemi içinde iş görecek asker arar.
Ve askerlerin kıyafet, iletişim ve kurumsal gelenek konusunda standardize edilmesi gerekir.
Saçı ve sakalı sadece dine ve hipsterlara özgür kılmanız ilginç geldi. Ben bu 2 gruba da dahil değilim fakat saç ve sakal bırakmayı seviyorum. Ayrıca çalışkan olduğumu da söyleyebilirim. Bir işi yapacağım diyorsam , elimden gelen en iyi şekilde yapmaya çalışırım.
Evet insanların benim hakkımda ne düşündüklerini umursamıyorum çünkü ben o insanlar için değil kendim için yaşıyorum ama bu demek değilki çalışma ortamında kötü bir iletişim sağlıyorum.
Sizinde belirttiğiniz gibi koç grubu yaratıcı insan aramıyor , köle arıyor. Bu yüzden bırak dünyayı , Türkiye'de fark yaratabilmiş bir ürünleri yok. Osmanlı'nın son dönemlerinde hanedanın altınlarına çökmüş ve bu parayla fabrikalar kurup insanları köleleştirerek büyümüş bir şirketin büyümesini başarı öyküsü olarak anlatmayın lütfen.