Ordu kurallarına hakim değilim malesef. Nedeni hakkında bilgim bulunmuyor.
Bugüne kadar toplantı yaptığım devlet kurumları, özel sektör şirket yöneticileri ya da dernek & vakıf yöneticilerinin hiç biri sakalıma takılmadı. Sakal bırakmayı sevdiğim için düzensiz, disiplinsiz ya da sorumsuz olduğum hakkında bir fikir beyan etmedi. Neden? Çünkü ben sakalımın temizliğini ve bakımını düzenli olarak yapabilirim. Böyle bir düzene ve sorumluluğa sahip olabilirim. Bunun bilincinde olan kişilerle çalışmak gerçekten güzeldi. İnsanların dış görünüşleriyle yaptıkları iş hakkında fikir sahibi olamazsınız.
Siz kendinizi bir istisna olarak görebilirsiniz.
Ve kurallar, gelenekler istisnalara göre belirlenmez.
Çok süper dindar adamlar gördüm, sakallarına iyi bakan, saç sakal tıranşını düzenli yaptıran, giydiği cübbeyi, sarığı tertemiz ve jilet gibi giyen.
Ama bunlar çok azınlıktaydı.
Aynı şekilde hayatta sakal bırakan adamların çok küçük bir bölümü bunu bir şekil bir tercih bir duruş olarak bırakır.
Çoğunluğun sakalı kirli sakal ya da 2-3 günlük sakaldır.
Koca bir şirketin sizin gibi sakalına bakan 1-2 kişi var diye sakal bırakan adamların çoğunun bunu bir rahatlık olarak tercih ettiğini görmezden gelmesini beklemeyin.
Benim hayat deneyimime göre sakalına iyi bakan, tertipli düzenli adamlar tüm sakallıların %1'idir belki.
Bu arada tüm traş olanların tertipli düzenli olduğunu da iddia etmiyorum, her gün sakal traşı olup ter kokan adamlar da var ama bunlar da azınlıkta.
beyaz yakalılar düzenli traş olup, ütülü temiz elbiseler giyerek işlerine, iş arkadaşlarına, ve müşterilerine saygılarını gösterirler.
bir işletmede elemanların bireysel özgürlüklerinden önce işletme içindeki uyum ve verimlilik gelir.
Ama sadece sakal traşına bakmak, hakkında hiç bir şey bilmediğiniz insanların öz bakımı ve öz disiplini hakkında %90 üzerinde doğru bir kanıya varmanızı sağlar.